» Ali Adnan Ertekin Menderes Dönemi(1950-1960)

Ali Adnan Ertekin Menderes Dönemi(1950-1960) - Abdullah Çağrı Elgün

Paylas
Ali Adnan Ertekin Menderes Dönemi(1950-1960)
17 Ekim 2019, Perşembe 20:18:09
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Menderes Dönemi, Türkiye siyasî tarihinde 1950-1960 arasını kapsayan çok partili dönemin on yıllık bir kısmını oluşturur. 1950 Genel Seçimlerinde %52,67 oy alarak TBMM toplam sayısı 450 Millet Vekilinden, 416 Millet Vekili çıkartarak, yönetime gelen bir iktidardır.

MENDERES Dönemi ne yazık ve ne büyük talihsizlik ki üzülerek söylemek gerekirse, aynen bugüne, Recep Tayyip ERDOĞAN dönemine çok çok, hatta gereğinden fazla benzerlik ve yansımasından ibarettir… Geçen zamana bakarak, bugünü yorumlayacak olursak, hiç şüphesiz ve ne kadar acıdır ki Menderes Dönemi’nin aynı gaf aynı hataların fazlasıyla tekrarıdır. Halktan oy devşirme uğruna yapılan uygulamalar, dinî istismar ve MENDERES Dönemindeki, Cemaatleşme; Şeyhler, Şıhlar, Seyyidlere ve Tarikat Liderlerine sarılma, onlardan medet umma, bu topluluk ve kuruluşlara fazla teveccüh gösterme, ilgi ve tavizler verme dönemidir. Bu durum, Osmanlı Türkiyesi Döneminin zayıf ve yıkılış döneminde yaşanılan, çoğunun eğitim ve öğretimden yoksun, cahil, cühelâ, hatta fütursuz bir topluluğun arkasını yasladığı güçler sebebiyle Osmanlıyı yıktığı gibi, Adnan MENDERES Döneminde de din istismarı ile Şeyh, Şıh ve Seyyidlerin yönettiği Tarikat, Tekke, Cemaat ve Dernekler kanalıyla Devlet Yönetimine yeniden parmak atıldığı dikkate şayan bir dönemdir..

Nur Cemaati ve dönemin Şeyhi, Sait i Nursî (Kürt Sait, Said i Kürdî) lâkaplarını özellikle kullanan, brçok Padişahlık Dönemlerini görmüş geçirmişliğin verdiği deney ve tecrübeleri, keskin zekası ve üstün ezber kâbiliyetinin gücü ile Adnan Menderes’i avuçlarının içine alarak, Menderes’in her meydan konuşmasında yanında olmuş, Adnan Menderes de her gittiği yere onu da taşımıştır. Gayet zeki ve ezberi çok güçlü olan ve medresedeki doksan kitabı, kısa sürede ezberleyen Said i Nursi, artık kendisi kitaplar yazmağa başlamıştır… Böylece siyasîlerin oy kaygısından da yararlanarak taviz üzerine tavizler koparmış, Devlet adamlarını ve Devleti parmağında oynattığı gibi yeni kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti’ni, Atatürk ilke ve inkılaplarını sekteye uğratmış, Kürdistan’ın Azatlığı derneğine üye olmuş, Şeyh Sait İsyanı’na katılmıştır. Bu sebeple yargılanmış ve üstün zekâsı ve güzel hitabeti sayesinde, kendisini İttihat ve Terakki’nin en hararetli savunucusu olduğunu iddia ederek ispatlaması sebebiyle serbest kalmıştır…

 Sait i Nursî, Adnan Menders’e yaklaşarak Cemaat, Tarikat; Şeyh, Şıh ve Seyidler’e bir bakıma imtiyazlar sağladı. 1950’de Sait i Nursî’nin eserleri matbaada bastırıldı… Bastırılan bu eserler “Risale”, kimi zaman ifrada kaçan kimi zaman da saçma sapan konularda aslı astarı olmayan yalan ve iftiralarla yazılmış Risaleler ve sonrasında Kurulan Işık Evlerinde yapılan okuma toplantılarında: “Mürted, Deccal süfyan, Mülhid, Habis, Firavun, Zındık, Münafık, Mason…vb.” gibi Atatürk ve Bütün Silah Arkadaşlarına hakaretler içeren ifadeler yer aldığı için toplatılmıştır. Kuran’dan Âyet ve Hadisler’in de yer aldığı bu Risale Kitapları toplatılınca: “Kuran yasaklandı!.. Kuran toplatıldı!..”  gibi asılsız iftira, itham, çığırtkanlık ve yakıştırmaları, yine bu Cemaat ve onların üretip kandırdıkları saf Müridleri yapmışlardır. Önceki yıllarda da Nursî, 19 Kasım 1908, Şark ve Kürdistan Gazetesinde yazılar yazıyordu. (https://www.sozcu.com.tr/2017/yazarlar/sinan-meydan/fetonun-kara-kutusu-said-i-nursinin-ataturk-dusmanligi-2041504/);  (https://islamansiklopedisi.org.tr/said-nursi); (https://sorularlarisale.com/bediuzzaman-said-nursi-kimdir-uzun-biyografi )

Devleti yavaş yavaş, içten, derinden ve yeniden ele geçiren, bu Cemaatler; Menderes Döneminde, gereğinden fazla gördüğü ilgi, alâka ve teveccüh sebebiyle, Devleti Avuçlarının içine almış, parmağında oynatarak, geçmişte “yaşanmış hatalara”, yeniden dönülmesine sebep olmuştur…

Muhalefet Parti Lideri Kurtuluş Savaşı Gazisi ve CHP Genel Başkanı İsmet İNÖNÜ, çıktığı Yurt gezilerinde, kandırılmış ve kafası karıştırılmış muhalif taraftarlar tarafından yuhalatılıp taşlanmış, çeşitli hakaret ve saldırılara uğramıştır…

 (https://www.ahaber.com.tr/gundem/2019/05/25/27-mayis-darbesi-nedir-27-mayis-1960-darbesi-kim-yapti-27-mayis-darbesi-kime-yapildi)

Menderes, 416 Milletvekili ile ezici bir çoğunlukla iş başına geldiğinde: ABD bu hükümete çok büyük yardımda bulundu. Bu yardımın adı: “Marşal Yardımı” idi… Menderes, bu Yardım ve Plan sayesinde, çok çeşitli yatırımlar: Yol, su, elektrik, birçok Kurum ve Kuruluşlar gerçekleştirdi. Önemli fabrikalar (Kağıt, Selüloz, Traktör, Demir Çelik); Üniversiteler (ODTÜ, KDÜ, EAÜ) ve benzeri gelişmeler hep bu zamanda oldu. ABD verdiği bu yardım karşılığında Türkiye’de “Askerî Üssler” kurarken Ortoğu’da da planlarını uygulma alanına soktu!..

Menderes, insanları kamplaştıran ayrıştıran, parti parti bölen, muhalifler hakkında “Tahkikat Komisyonu” kuran, “bana oy vermediler, diye halka ceza maksatlı” koca şehirleri ilçelere bağlayan (Adıyaman, Malatya il sınırından çıkarıldı, Kırşehir, Nevşehir ilçesine bağlandı) dediği dedik bir adamdı.

 

İktidarda kalabilmek uğruna, Devletin bütün Kurumlarını kendi partisinin bir aracı gibi kullanan, Cemaat ve Tarikat Liderlerini (Said i Nursî) yaptığı miting meydanlarında dolaştırarak, bir bakıma Atatürk’ün İlke ve İnkılâplarını askıya alan; ancak bizzat Atatürk’ün işaret ederek önünü açtığı bir genç ve İstiklâl Madalyası sahibi bir Başbakandı…

Atatürk’ün kılık kıyafet ile ilgili inkılâplarını hiçe sayarak giyim ve kuşamda serbestiyet getiren; ancak “Atatürk’ü Koruma Kanunu” çıkaran, farklı ve değişik bir karaktere sahipti.

Şeyhlere, Dervişlere, Müritlere, Seyyidlere imtiyaz sağlayıp, halkın onlar gibi giyinişine icazet veren, toprak ağalarını ve büyük tüccarları, oy potansiyeli görüp, onları halka karşı destekledi. Türkçe okunan Ezanı orijinine dönüştürerek Arapça okunmasını sağlayan, üç yıllık mecburî ilkokulları beş yıla yükselterek din derslerini, ilkokulda mecburî, ortaokullarda seçmeli ders yaptı. Lise sonrası iki yıllık İslâm Enstitüleri açan, dinin ilim yoluyla öğrenilmesini sağlamak için gayret gösteren hayat tarzı ve her türdeki hâl ve hareketiyle, diğerlerinden farklı bir hükümet başkanıydı!.. 

 

Menderes, On Üç (13) Ayrı Davadan Yargılandı:

Menderes, “Bebek Davası” dışındaki bütün davalardan suçlu bulundu. Bebek davası ile ilgili olarak, sevgilisi Ayhan AYDAN, Başbakan Menderes ile ilişkisi sonucu bilerek ve isteyerek Menderes’ten bir çocuk doğurmuş; fakat bu çocuk Dr. Fahri ATABEY’in söylediklerine göre: “Doğum esnasında çocuğun boynuna dolanan kordon sonucu boğularak, ölü doğmuştur!..” Ali Adnan Ertekin MENDERES’in çocuğu Dr. Fahri ATABEY’e  öldürttürdüğü iddiaları asılsız çıkmıştır…  

Örtülü ödenek paralarını zimmetine geçirmek. 6-7 Eylül Olayları'na önceden haberi olduğu halde, müdahale etmemek. Kurulan bir örgütü (Vatan Cephesi) başka bir sınıf üzerinde baskı aracı olarak kullanmak. Vinileks Firması’na Türkiye Vakıflar Bankası'ndan kredi aktarttırmak. İstanbul'da, bulvar ve yol açmak için pek çok vatandaşın evini, parasını geciktirerek ya da hiç ödemeden istimlâk etmek… Kanuna aykırı olarak üniversite basmak ve halka ateş açtırtmak. Bazı Muhalefet Milletvekillerinin ve Muhalefet Liderinin, seyahat özgürlüğünü kısıtlamak. Döviz Yasası'nı ihlal etmek. Devlet Radyosunu siyasî çıkarları için kullanmak. Halkı Demokrat İzmir Gazetesi’nin Matbaasını tahrip etmeye teşvik etmek. Kırşehir'in haksız ve usulsüz olarak ilçe yapmak, Yargı bağımsızlığının ihlal etmek. 1957 Seçimlerini erkene alınarak, kanuna aykırı olarak seçim tarihinin değiştirmek. Tahkikat Komisyonu kurup olağanüstü yetkilerle donatması. CHP'nin mallarına "haksız" yere el koydurmak. Anayasa ihlâli gibi davalardan yargılanarak idama mahkûm edilmiştir.

(https://eksisozluk.com/bebek-davasi--829069),  ( http://www.milliyet.com.tr/yazarlar/can-dundar/bebek-davasi-tutanaklari-1065465 )

 

Menderes Hükümeti’nin ABD Üssüne İzin Vermesi ve NATO Kontrolüne Girmesi:

Türkiye 1945 yılında Müttefiklerin yanında Almanlar’a savaş ilan etmesiyle. Kore’ye 18 Temmuz 1950’de 4.500 asker göndermesiyle NATO ve ABD güdümüne giriyordu. 14 Mayıs 1950’de işbaşına gelen Menderes Hükümeti hem NATO kontrolüne girdi hem de ABD’Üslerine kapılarını açtı… (http://iktibasdergisi.com/2018/04/03/amerikanin-us-gecmisi-ve-incirlik-ussu/)

ABD’nin İncirlikte ilk defa Üst Kurmak İstemesi ve bu karara onay da yine İnönü ve Menderes ikilisi ile alınıyor. (http://www.yenimesaj.com.tr/incirlik-ussunu-kim-acti-kim-kapatti-ve-kim-acti-H1290605.htm) 1943 yılı Aralık ayında Kahire Konferansı sırasında İncirlik Hava Üssü'nün kurulması kararı alınıyor. 1946’da Kominizim tehlikesine karşı ABD yakınlaşan İsmet İnönü ve Adnan Menderes, hükümetleri, devam eden 2. Dünya Savaşı nedeniyle bu karar, fiiliyata geçirilemiyor.

Menderes iktidar oluyor ve 1951 baharında, Amerikan Ordusu Mühendisler Kolordusu, İncirlik Hava Üssü İnşaatına başlıyor. 1954 yılında bu üs için ABD ve Menderes yeni bir anlaşma yapıyor ve 1955 yılında Adnan Menderes Hükümeti Döneminde üs ilk defa olarak kullanıma açılıyor…  Daha önce adı, Adana Hava Üssü olan üs, 28 Şubat 1958 tarihinde "İncirlik Hava Üssü" olarak değiştiriliyor.  

20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Barış Harekâtında: Cumhurbaşkanı Fahri KORUTÜRK ve Bülent ECEVİT Hükümetine: “Bizim verdiğimiz silahları Kıbrıs’ta kullanamazsınız!..” diyen ABD’nin İncirlik Üssü, 25 Temmuz 1975'te Başbakan Süleyman DEMİREL tarafından, “Bakanlar Kurulu Kararı” çıkarttırılarak açılmamak üzere kapatılmıştır… 

(http://www.yenimesaj.com.tr/incirlik-ussunu-kim-acti-kim-kapatti-ve-kim-acti-H1290605.htm)

Kapatılan İncirlik Üssü'nü açan ve tekrar ABD yönetimine devreden de ihtilâl yaparak Süleyman DEMİREL Hükümetini deviren, 12 Eylül 1980 Askerî Rejimi, Kenan EVREN ve ekibi oldu!..    

Soğuk savaş döneminde bu üs, ABD'nin adeta bölgedeki can damarı oldu… Irak işgalinin gerçekleşmesi ve BOP Projesi’nin adeta Merkez Üssünün Burası olduğu bir gerçektir. Bugün ABD’nin ülkemiz içerisindeki çeşitli yerlerde olmak üzere kırk adet üssü bulunmaktadır…  Bu durum ülkenin tam anlamı ile işgalinden farksızdır. BOP’un asıl maksadı ise Büyük İsrail’e giden yoldaki, bütün engelleri ortadan kaldırmaktır…

Ali Adnan Ertekin MENDERES Hükümeti Dönemi: “CHP’nin kazançlarının Halka Devri Yasası” çıkaran, muhalifleri ve onlara destek verenleri iktidarın koltuğunun ezici gücüyle sindirmeye, linç etmeye çalışan, CHP taraftarlarına karşı, halka baskı ve çağrı yaparak “Vatan Cephesi” kuran, “Vatan Cephesi”ne üye olanları, tek tek radyodan duyurarak onları ödüllendiren, muhalif gurubu yererek ve aşağılayarak onlara: “Husumet Cephesi!”, yakıştırması yapan, muhalif partilileri sevmek, onlarla diyalog kurup muhabbet etmek, fikirlerini söylemek şöyle dursun, muhaliflerin, muhalif partili olduğunu gizlemek zorunda bırakıldığı, birbirlerine husumetli, anlaşmaz,  korku dolu, baskılı bir dönem olmuştur…  

İlk defa yabancı sermayeyi teşvik yasası çıkaran, yabancıların Türkiye’de ilk  defa petrol aramalarına izin veren, İMF’den ilk borç alarak, Türkiye’yi dışarıya ilk kez borçlandıran Adnan MENDERES Dönemi: İnsanı ve insanlığın mutluluğunu, huzurunu ve birlikte yaşama arzusunu hedef almak değil insanları bölüp kamplaştırmak, ayrılık ve farklılıklarından nemalanmak için siyaset üreten, iktidarda daha fazla nasıl kalırım, oturduğum koltuğun gücünü daha fazla nasıl kullanabilirim hesaplarına dayalı: istekler, arzu, hırs ve bitmek tükenmek bilmeyen, amansız bir ihtiras kurbanı, içi boş bir zaferdir…

 Ali Adnan Ertekin MENDERES Dönemi: Mutabakata yanaşmayan, uzlaşmaz, eleştirel daha fazla iktidar, daha fazla koltuk, daha fazla güç ve hep ben hep ben huyu, biraz Süleyman DEMİREL; biraz daha fazlasıyla Turgut ÖZAL, en fazlası, hatta tatmin olmaz tutku, hırs, dinmek bilmez ihtirası ve tarihten ders almak yerine, tarihle hesaplaşmak, tarihle savaş başlatmak bu sebeple yönetim sistemi değiştirerek Atatürk’ün kurduğu “Cumhurbaşkanlığı Sistemi”nden “Cumhur Başkanlığı Başkanlık Sistemi” ne geçiş sağlayacak kadar intikam ateşinin korlarında yanıp kavrulmuş Recep Tayyip ERDOĞAN Hükümetleri dönemine miras kalmıştır…

İsmet İNÖNÜ 1960 Nisan’ında Meclis’te yaptığı bir konuşmada:

 “Bir idare, insan haklarını tanımaz ve baskı rejimi kurarsa, o memlekette ihtilal kaçınılmaz olur. Bu yolda devam ederseniz sizi, ben bile kurtaramam.” diyerek ihtilâlin ayak seslerinin duyulduğu uyarısını yapmıştı.

Üniversite öğrencileri de “Tahkikat Komisyonu” nun kurulmasına tepki gösterdi. Ankara ve İstanbul’da geniş çaplı gösteriler düzenlendi. 21 Mayıs’ta ise Harp Okulu Öğrencileri Ankara’da bir yürüyüş yaparak, iktidarın karşısında yer aldıklarını gösterdi.

Nihayetinde 27 Mayıs 1960 sabahı, Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu bir grup genç subay, Milli Birlik Komitesi isminde bir grup kurarak, yönetime el koydu. DP Milletvekilleri ve bazı DP yanlıları tutuklanarak, yargılanmak üzere Yassıada’ya gönderildi…

 Yassıada Mahkemelerinde suçlu bulunanlara, hafif ya da ağır birçok cezalar verildi. Adnan MENDERES, Hasan POLATKAN ve Fatin Rüştü ZORLU ise idam edildi.

Böylece Demokrat Parti’nin on yıllık iktidarı, 27 Mayıs Askerî Müdahalesiyle son buldu. Demokrat Parti Dönemi, Türk siyasal hayatı açısından, demokratik bir açılımla başlayan; ancak anti demokratik yöntem ve uygulamalarla sona eren bir dönem oldu…

 Bu dönemde, bir uzlaşma kültürü oluşturulamadığı gibi, bu dönemde yaşanan politik kutuplaşma kendisini gelecek dönemlere miras bıraktı…

Menderes, yaptığı birçok yatırımlar, sansasyonel hayat tarzı, dinmek bilmez koltuk ihtirası, koltuk çokluğunun (iktidar) güven veren ezici gücünün sarhoşluğu, sınır tanımazlığı, halkı ayrıştırma özelliği ve muhaliflerine olan acımasızlığı, Devlete ait kurumları kendi partisinin bir aracı gibi kullanmış olması, muhaliflerine “Husumet Cephesi” lakabı takarak küçültüp, alçaltma, hor gösterme, “Vatan Cephesi” adıyla kurduğu kuruluşu başka bir sınıf üzerinde baskı aracı olarak kullanma. “Tahkikat Komisyonu” uygulamaları ile CHP’nin mal varlıklarına el koyma, Muhalefet Milletvekilleri ve Liderinin, seyahat özgürlüğünü kısıtlama ve benzeri boş ve anlamsız yaklaşımları bakımlarından, her zaman hatırlanacak ve o dönemin Recep Tayyip ERDOĞAN Dönemi ile ne kadar benzeştiğine şaşıracaksınız…

Biz insanlar geçmiş ile savaşan, geçmişten intikam alan değil, geçmişle barışık, mutlu, huzurlu ve yapacağımız gelişmelerle, geleceğe sevgi ve hoşgörü taşıyan insanlar olmamız, geçmişten dersler alarak, geleceğe yön vermemiz gerekirken, tarihle kavga etmek, geçmişle ve tarihle hesaplaşmak, savaş başlatmak ve savaşı sürdürmek akıl ve mantıkla bağdaşabilir mi?..

KAYNAKLAR:

1)                 Diyanet ve Tarikatların Yıkım Belgeleri, Ziya ZELYUT. 15 Ağustos 2019

2)                 Tarikat Kuşatmasındaki Türkiye (Halidî Cehennemi), Kaynak Yayınları-(Diyanet’in Tarikatlar Raporu)

3)                 https://www.aydinlik.com.tr/turk-de-biziz-kurt-de-biziz-hepimiz-turk-milletiyiz

4)                 http://www.milliyet.com.tr/osmanli-devleti-nin-kurucusu-kimdir--molatik-8716/

5)                 https://www.turkocaklari.org.tr/yazar/nuri-gurgur/tarihin-isiginda-cemaatler-tarikatlar-ve-sorunlar-8931

6)                 http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/19/1151/13521.pdf

7)                 https://dergipark.org.tr/download/article-file/30513

8)                 https://www.aksam.com.tr/yasam/timur-kimdir-timur-devleti-komutani-kimdir/haber-793177

9)                 https://www.tarihiolaylar.com/tarihi-olaylar/ankara-savasi-767

10)             https://www.sabah.com.tr/kultur-sanat/2018/12/26/ankara-savasi-nedenleri-ve-sonuclari-nelerdir

11)             https://www.kaynakyayinlari.com/diyanet-in-gizli-tarikatlar-raporu-p364544.html

12)             https://www.haberler.com/ataturk-un-anzaklar-icin-soyledigi-sozlerin-10272928-haberi/

13)             https://www.mynet.com/merhum-turgut-ozal-ve-donemi-hakkinda-bilmeniz-gereken-10-bilgi-190101047004

14)             https://indigodergisi.com/2016/07/turkculuk-akiminin-tarihi-evrimi/

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Foto GaleriTÜMÜ
Video Galeri
Video GaleriTÜMÜ

ÇOK OKUNANLAR

ŞANS OYUNLARI


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

Gazeteler:

Hava Durumu


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ :

Bekleyiniz
İçerik Yükleniyor...

SON YORUMLAR

BURCLAR


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

FaceBook

E-Posta Listesine Katıl

E-Posta Adresi:

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber Kritik- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber Kritik Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin haberkritik@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir