» Libya Savaşı Ve Sebepleri

Libya Savaşı Ve Sebepleri

Bu yazımızda sizlerle Libya Savaşı ve Batının Libyaya Müdahelesi İle İlgili Çarpıcı Tespitleri Paylaşacağız. Yazının sahibi Yrd.Doç.Dr.M.Hanefi BOSTAN
Paylas
Libya Savaşı Ve Sebepleri
Konuk Yazarlar - 25 Mart 2011, Cuma 15:11:52
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

1969dan beri ülkesini yöneten ama artık ne halkının ve ne de dünyanın beklentilerine cevap veremeyen Libya lideri Kaddafi uluslar arası sistem tarafından hedef seçildi. 19 Mart'tan itibaren ülkesi dünyanın en gelişmiş füzeleri ile bombalanıyor.

 

Peki neden?

Devrimi yaptığı yıllarda ülkesi sözde bağımsız bir devlet görünümünde olmasına rağmen, 1911 yılından beri Libya'yı sömüren İtalyan'ların adeta oyuncağı idi. Libya halkı çöllerde yaşamaya mahkûm edilmiş, zengin petrol kaynakları ise batılılar tarafından yağmalanmaktaydı. Devrimden sonra, ülke kaynaklarını millileştirerek başta İtalyanlar olmak üzere batılı güçler ile karşı karşıya gelen Kaddafi kısa sürede istenmeyen adam hatta "çılgın, deli lider" damgasını yedi. O da ona biçilen bu rolü benimsedi.Artık davranışları tahmin edilemeyen bir lider olmaya başladı. Amerika başta olmak üzere batılı devletler bu durumundan hep istifade ettiler. Zaman zaman köşeye sıkıştırıldı, bazen de tamamen kendi haline bırakıldı. Bütün bunlar olurken Libya halkının ne düşündüğü sorulmadı bile..

Dünyanın ciddi ekonomik krizlerden geçtiği bir dönemde adeta rezerv olarak tutulan Libya petrolleri paylaşılmak isteniyor.

1969 dan beri ülke kaynaklarını halkının hizmetine sunmakla birlikte, birçok diktatör gibi şeffaf olamayan Libya lideri Kaddafı, geleneksel sistemini muhafaza eden kimi kabilelerin muhalefeti ile karşılaştı. Aslında bu yeni bir durum değildi ve Libya buna alışkındı. Kaddafi'nin bütün baskı ve hatta zulmüne rağmen kendi meselelerini kendileri çözebilirlerdi, ama bu sefer böyle olmadı.

Batılıların Kuzey Afrika'da soğuk savaş yıllarında yarattığı sistemler de bir bir çökmeye başlamıştı. Önce Tunus ardından Mısır.Bu iki örnekte inisiyatifi kaçıran Batı ve Amerika kendileri için yeni bir fırsat yaratmak istediler. Bu iki ülkenin diğer ülkelerde doğurabileceği etkileri kontrol altına almak istediler. Bahreyn örneğinde olduğu gibi oradaki gelişmeleri dünyanın gözünden sakladılar; buna karşılık Libya'yı öne çıkararak, oradaki olayları olduğundan farklı ve fazla gösterdiler. Bunun en bariz örneklerinden bir tanesi de gerçekten askeri değil insani yardıma muhtaç olan Yemen'dir. Orada insani ihtiyaçtan doğan basit taleplerin bile karşılanması konusunda kılını kıpırdatmayan uluslar arası sistemin Libya konusunda aldığı kararın güvenirliliği tartışmalıdır.

Tarihte her başı sıkıştığında ve iç problemler ile boğuştuğunda Fransa'nın Kuzey Afrika'ya müdahale ettiğini hepimiz biliyoruz. Kısa bir süre önce ülkesindeki ekonomik krizi Libya lideri Kaddafi ile geliştirdiği ilişkilerle atlatmaya çalışan Fransa bu işte başı çekti. Bingazi'deki muhalefeti yönlendirdi. Bir kardeş katliamına sebep olacak olayları başlattı. Sonra insani yardım (!) gerekçesi ile büyük bir katliam hareketini başlattı. Amerika da ayni fikirde idi. Zira uzun yıllar ambargo altında tuttuğu Libya'dan ambargoyu kaldırdığında petrolden istediği payı tam olarak alamamıştı. Hala Kaddafi kendi başına hareket ediyor ve petrol piyasasının istikrarını bozuyordu. Cezalandırılması gerekmekteydi.Fakat, Amerika Afganistan'da, Irak'ta başarısız olduğu, her şeyi yüzüne gözüne bulaştırdığı, milyonlarca insanın kanını akıttığı için bu işte önde görünmek istemedi ve ilk defa Fransa'nın kuyruğuna takıldı.

Yüzlerce üyesi olan Birleşmiş Milletler ise, böyle önemli bir kararı sadece güvenlik konseyindeki on üyenin oyu ile onaylayarak aynı suça iştirak etti. Bosna Hersek'te, Irakta ve daha pek çok olayda yanlış adımlar atan fakat uluslararası meşruluğu kendinden menkul olan bu kararların gelecekte yargılanacağı şüphesizdir. BM meşruluk şemsiyesi ile Libya'daki bu hareketi onaylamakla aslında bir insanlık suçu işlemektedir.Dünya'da daha önce yaşanan olaylarda ağır davranan, halen pek çok yerde yaşanan daha ağır örnekler karşısında kılı kıpırdamayan BM, bu sefer liderleri ile olan problemlerini kendi başlarına çözme fırsatı vermeden hızlı bir biçimde aldığı 1973 nolu karar ile Libya halkının başına bombaların yağdırılmasına imkân verdi. Tarih, Kaddafi'nin değil Libya halkının cezalandırılmasına sebep olan 1973 nolu kararı hiçbir zaman affetmeyecektir. Maalesef bu güne kadar hiç bir soruna çözüm olamamış olan Arap Birliği teşkilatı da bu işe ikna edilerek suça ortak edilmiştir.

Libya'da bir iç karışıklık olduğu doğrudur. Ayrıca Kaddafi'nin muhalefete karşı zalimce davrandığı da doğrudur. Ama çözüm kapıda idi ve Libya halkına fırsat verilse kendi çözümlerini üretecekti. Fakat buna imkân verilmedi. Zira sözde koalisyon ortakları yeni bir Irak yaratarak gözlerini diktikleri kaynakları aralarında bölüşebilmek tamahkârlığı ile kasıtlı acele ettiler ve Kaddafi'nin zulmünden daha büyük bir zulme, katliama giriştiler. Fransa vatandaşlarının yüzde onuna yakını Müslüman kökenlidir. Fransa'da bu insanlardan vergi aldığı halde onlara hiç kimse hesap vermemekte ve onlar da Fransız Parlamentosunda temsil edilmemektedir.Peki, soruyoruz, BM bunu bahane ederek, Fransa'ya müdahale edebilir mi?

İleri sürülen insani yardım iddiası tamamen yalandır, yaşanan bir İnsanlık dramıdır. Her milletin olduğu gibi Libya halkının da kendi kaderini belirleme hakkı vardır. Meşru bir devletin iç işlerini, bahane ederek yapılan tecavüzü tarih ve bizler asla affetmeyeceğiz. Libya'ya atılan her bomba insanlığa atılan bir bombadır.

Türk Milleti olarak eskiden olduğu gibi şimdi de Libya halkı ile dayanışma içinde olduğumuzu ilan ediyoruz. Tıpkı, onların, Kıbrıs konusunda dünyanın Türkiye'ye ambargo uyguladığı zaman yanımızda oldukları gibi biz de onların yanındayız. Ayrıca unutmamalıyız ki Libya bir Müslüman ülke olduğu kadar halkının yüzde otuza yakını da Anadolu kökenli Türklerdir. Bu durum duyarlılığımızı bir kat daha arttırmaktadır.

Türkiye Kamu-Sen

İstanbul İl Başkanı

Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan

OKUYUCU YORUMLARI

1 Yorum Yapildi
Yorum
Süleyman Nafiz Ergünay - 26 Mart 2011, Cumartesi 19:32:00
Yard.Doç.Dr.Sayın M.Hanefi Bostan ın makalesi ve içeriği ilgi çekici konulardan oluşmuş,çok evvel yaptığım yorumlarda bunların olabileceğini dile getiriyordum. Yazıya aynen katıldığım gibi ilave edilecek noktaları açıklamak mecburiyetindeyim.Kaddafi bir devrim lideridir,gitmesi kolay değildir.onun için savacaktır.Gaye Ülkenin bölünmesi,baştada kuklaları olacak bir kişinin olmasıdır.Fransızların tarihi insanlık için bu tip kirli işlerle doludur.Dostluğuna hiç güvenilmez,Kaddafi yaptığı hatasını anladı ise vakit geçtikten sonra anlamıştır.Fransayı bu yola itenler,Amerika ve İngilteredir. Afganistan ve Irak ta prestij kaybına uğrayan Amerika ve İngiltere kendi kamuoyunda itibar yenilemek için bu yola başvurmuş,rehber olarak da başı sıkıştıkça bu tip olayların içinde bulunan Fransa yı seçmişlerdir.Kukla bir Kuruluş haline gelen BM in şemsiyesi altında, Demokrasi ve insani yardım adı altında bir karar çıkarıp, Önce dost görünüp,el altından muhalifleri para ve silah olarak destekleyip,sırası gelince ülkesinin kalkınması ve yer altı zenginliğine sahip çıkmaya çalışan meşru bir devlete LİBYA ya kurtarıcı pozisyonunda saldırmışlardır. Libya da dökülen kan kimin kanı düşünmezler, Kadın, Çocuk ve masum insan kanı.Elbetteki biz Diktatör Kaddafi yi savunacak değiliz ama Libya Libyalılarındır diyebilmeli,orada dökülen kanın müslüman kanı olduğunuda bilmeliyiz. Saldırma kararınıda meşrulaştırmak için Müslüman Arap halkından talep geldiğini ileri sürmüşler ve yanlarınada küçük kabile liderlerinide almayı başarmışlardır.Dökülem müslüman kanının vebalinede bu devlet denilen kabile şeyhleride ortaktır.Bizler bu olayları iyi analiz edip ders almamız gerekir.Osmanlı yada aynı yaklaşımda bulunup koca İmparatorluğu yıkanlar ve ortakları bunlar değilmi idi. Allah Kelamı KURANI KERİM in bir ayetinde mealen "MUSİBET ZANNETİĞİNİZ ŞEYDE SİZLER İÇİN BİR HAYIR VARDIR,SİZ BİLEMEZSİNİZ" demiyormu? İşte biz bu musibet için ,ders almalı kimin dost kimin düşman olduğunu bilmeli ona göre hareket etmeli,Yeri geldiği zaman muhalefete geçince,dış düşmanlara ülkemizi şikayet etmemeli,Açıkçası sıranın Türkiye ye gelmesine fırsat vermemeliyiz diye düşünüyor,Libyalı kardeşlerimizin acısını paylaşırken,Milletimizede saygılar sunuyorum.
Süleyman Nafiz Ergünay
EMEKLİ BİRSEN Emekliler Birliği Sendikası
Kahramanmaraş İL Temsilcisi
Begendim 2 Oy
Begendim
Begenmedim 1 Oy
Begenmedim
UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Foto GaleriTÜMÜ
Video Galeri
Video GaleriTÜMÜ

ÇOK OKUNANLAR

ŞANS OYUNLARI


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

Gazeteler:

Hava Durumu


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ :

Bekleyiniz
İçerik Yükleniyor...

SON YORUMLAR

BURCLAR


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

FaceBook

E-Posta Listesine Katıl

E-Posta Adresi:

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber Kritik- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber Kritik Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin haberkritik@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir