» Türkiye Ve Irak, Suriye Sınırı

Türkiye Ve Irak, Suriye Sınırı - Yılmaz KOÇ

Paylas
Türkiye Ve Irak, Suriye Sınırı
11 Ekim 2017, Çarşamba 18:43:35
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Önce Irak’a Amerikan askerleri girerken Kuzey Irak’ta yeni bir oluşumun ayak seslerinin yükseldiği gün gibi aşikardı. Fakat biz tehlike kapımıza gelene kadar göremediğimiz için bu durumu lehimize çevirecek adımları atmaktan imtina ettik. Elbette ki Türkiye’nin 1 Mart tezkeresini reddetmesi sonucu desteğini sağlayamayacağını anlayan Amerika, Kuzey Irak’ta yeni oluşumun kapılarını arkasına kadar açtı.

Amerika müttefikimiz derken 1 Mart tezkeresinin reddini ulusal çıkarlarımıza uygun olarak gören zevat hala yaygara çıkarıyor. Eğer Amerika müttefikimiz değil derseniz 1 Mart tezkeresi anlam taşıyabilir ancak 1 Mart tezkeresini reddeden iradenin bunun yerine mutlaka bir şeyler koyarak Kuzey Irak’taki oluşumu engellemesi gerekirdi. Ancak bu noktada da bir şey yapılmadı. Irak’ın toprak bütünlüğünü sağlayacak adımlar atılamadı. Türkiye de bu konuda fazla üstelemedi.

Suriye konusunda da aynı hataya düşmemiz sonucu karşımıza Suriye’nin parçalanması ve sınırlarımızın Suriye’de ayrılıkçılık isteyen gruplara kalması da Irak’taki gibi bir sonucu doğurdu. Orada da Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlamak için adımlar atmamız gerekirdi ancak bu konuda da herhangi bir adım atılmadı.

Suriye’de, Irak’tan ayrı olarak ayrılıkçı güçlere destek vererek ayağımıza sıktığımız ve Suriye’nin toprak bütünlüğüne muhalif projeler ürettiğimiz de kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımıza çıktı. Sınırlarımızdan şenliklerle geçirilen PYD, Suriye’de etkin güç olarak karşımıza çıktı ve sınır komşumuz olmaya aday duruma geldi. Halbuki 1921 yılında Fransızlarla yaptığımız Ankara anlaşması ile belirlenen Suriye sınırı Lozan’da aynen kabul edilmişti. Suriye’de bulunan Araplar, Kürtler ve Türkler gelerek Kurtuluş Savaşımıza destek verdiler.

Şimdi ise Irak’ta yapılan referandum ile Kürtlerin devlet kurma aşaması karşımıza çıktı. Bu elbette tahmin edilebilecek bir durumdu. Ancak biz referandum öncesinde hiçbir karşı çıkış göstermememize rağmen, referandum kapıya dayandığında esip, gürledik.

Bunların hata olduğunu, içimizde darbecilerin işi bu duruma getirdiklerini elbette bilmeyen yok. Şimdi bakıyoruz PKK eylemleri birer birer engelleniyor. İstihbarat tam anlamıyla çalışıyor ancak yine de istihbaratımızdan bu yapının tam olarak arındırılmadığı görülüyor. Hatta Irak’ta yapılan, Musul, Erbil ve Kerkük’te yaşayan Türkler hiçe sayılarak, sadece Kürtlere karşı haksızlık yaptığımız, Irak’ta, Kürtlerin özgürlüğüne bizim şapka çıkarmamız gibi ve engellemememiz gibi bazı söylemler ortaya atılıyor.

Halbuki durum sadece bu şekilde olsa kadim dostumuz ve aynı ırktan geldiğimizi bile söylediğimiz Kürtlerin kendi özgürlükleri için bu devleti kurmalarına Türkiye sesini çıkarmazdı. Ancak görülmektedir ki 1900’lü yılların başında bölgede Kürt aşiretleri arasında ismi geçmeyen Barzani ve Talabani’nin ön çekmesiyle orada Amerika ve İsrail güdümlü bir devlet kurulmaya çalışılıyor. Bu durumda Kürtler kırılmasın diye orada bir devlet kurulmasına ses çıkarmamak vatan hainliği ile eşdeğerdir.

Kimse kimsenin kafasını karıştırmasın, Erbil, Musul ve Kerkük’te yaşayan Türkmenler, aynı ülkemizin Güney Doğusunda olduğu gibi ya asimile edilmiş veya da o bölgeden sürülmek zorunda kalmışlardır. Şimdi Diyarbakır dendiğinde Türk şehri akla gelmemektedir. Kürtlerin çoğunlukla yaşadığı bir şehir gözlerimizin önüne gelmektedir. Ancak bunun algı operasyonu olduğunu da bilmek gerekir. Yine 1900’lü yılların başlarında Diyarbakır’ın çoğunluklu nüfusu Türk’tür. Ülkemizdeki bazı siyasetçiler ve köşe yazarlarının Amed olarak adlandırdıkları Diyarbakır’a böyle isim vermeleri de düşündürücüdür. Amed, şimdi Irak sınırları içinde kalan ve Süleymaniye’ye yakın bir yerleşim birimidir. Diyarbakır, Türk olduğu için algı operasyonuyla burayı Amed olarak adlandırmaları kurnazcadır.

Ayrıca bizim Kürtlere anlayışla davranmamızı ve destek olmamızı isteyen basının bir kısmı ise aynı şeyi Kürt politikacılardan istememektedir. Türkleri ırkçı politikalarla suçlayan basın, Kürt politikacıların, Kürtçü politika gütmelerini ise siyaset olarak adlandırmaktadır. Türkleri faşistlikle suçlayan Kürt politikacılar, Kürtçülük yaptıklarında kendilerinin faşist tutumunu görmezden gelmektedir.

Sakın ha sakın kimse bu algı operasyonlarına aldanmasın. Devletimizin ve yöneticilerimizin arkasında duralım. Irak ve Suriye’nin bölünmesine karşı çıkalım. Irak ve Türkiye’nin toprak bütünlüğü bizim için hayati önem taşımaktadır. Kimsenin sözüne kanmayalım ve referandumun sadece yapıldığını bunun devlet kurmak için adım olmadığını anlatanlara da kulak vermeyelim.

Irak ve Suriye sınırlarımızda oluşacak bir devletin yarın bizi tehdit etmeyeceğini söylemek sadece Türk halkını çocuk yerine koyup bir şey anlamadığını söylemekten ileriye gitmez. Aman ha sıkı duralım. Acita denilen Kürtleri kırarız söylemlerine de kulaklarımızı tıkayalım. Aslında Kürtler bize hak vermelidirler ki bu kurulacak devletin Amerikan ve İsrail patentli olduğunu kendileri de idrak etmektedirler. Türkiye’nin bütünlüğü komşularının bütünlüğüne bağlıdır.

Amerika ve Batı elbette Lozan’da bu devleti kurmak istiyordu. Ancak o zamanki Sovyet tehdidi ve Ermenistan’ı nasıl yuttuğu görüldüğü için bu coğrafyada yutulacak küçük devlet kurmaya cesaret edemediler. Çünkü aynı Ermenistan gibi burada kurulacak devletin de Sovyetler tarafından yutulması mukadderdi. Soğuk savaşın bitmesiyle birlikte Sovyetlerin dağılma sürecinden sonra adım adım planlarını ortaya koydular.

Kürt kardeşlerimiz sakın gücenmesinler. Türkiye sınırlarına dayanan devletler kurulması Türkiye’nin ve Türk halkının faydasına değildir. Kürt kardeşlerimiz kırılmasınlar. Türkiye Cumhuriyetini birlikte kurduk ona sahip çıksınlar.

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
foto Galeri
Foto GaleriTÜMÜ
Video Galeri
Video GaleriTÜMÜ
http://www.evinizneisterse.com

ŞANS OYUNLARI



İçerik Yükleniyor...

Gazeteler:

Hava Durumu



İçerik Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ :


İçerik Yükleniyor...

BURCLAR



İçerik Yükleniyor...

FaceBook

PUAN DURUMLARI :



İçerik Yükleniyor...

E-Posta Listesine Katıl

E-Posta Adresi:

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber Kritik- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber Kritik Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin haberkritik@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir