» MİLLİ DEVLET GÜÇLÜ İKTİDAR ÖZLEMİ

MİLLİ DEVLET GÜÇLÜ İKTİDAR ÖZLEMİ - Prof.Dr.R.DEMİR

Paylas
MİLLİ DEVLET GÜÇLÜ İKTİDAR ÖZLEMİ
12 Ocak 2012, Perşembe 16:23:21
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Cumhuriyet hükümeti başbakanının başlattığı alt-üst kimlik tartışması gündemin geri plânında devam ediyor. Bir bakıma bu tartışma iyi de oldu; kimin ne niyette olduğu anlaşıldı; ak koyun kara koyun örtülerini indirdi, gerçek niyetlerin ortaya çıkmasını sağladı...

Yıllardan beri saklamaya çalıştıkları amaçlarını, hedeflerini açıkladılar; çıkarmaya cesaret edemedikleri ağızlardaki baklaları önlerine düşmeye başladı. “Türk” kelimesiyle ruh bulan, toplumsal birlik ve bütünlüğün bir ifadesi olarak benimsenen üst kimlik söylemi, birilerinin hoşuna gitmese de, bir gerçektir; onu kimse değiştiremez.

Türk kimliği ile bir “harç, hamur” olmuş milletin farklı kültürel çeşitliliğini irdeleyerek, ayrıştırarak varılmak istenen amaç çok nettir. Buna başta “Kürt”, “Laz”, “Çerkez”, “Arap”, “Gürcü”, “Arnavut”, vs. farklı kültürlerin mensubu, fakat temsili kimlik olarak seçtikleri “Türk” kimlikli insanlarımız izin vermeyecektir. Farklı kültürlerde olup “ana kimlik, üst kimlik” olarak seçilen “mensubiyet” kimliği olan “Türk” ifadesinden “bölücü kızılcıkların” neden gocundukları bilinmeyen bir sır değil…

Farklı kültürlerin mensubu olmamız, bir ayrıştırmayı gerektirmez; bundan da korkmamak lazım, bu farklılıklar Türk Milletini bölmez, tam tersine kaynaştırır. Bütün mesele, “güçlü iktidar” “millî devlet” ruhuna sahip bir üst şemsiyenin var olmasıdır. Bu denge korunup sürdürülmezse, yanlışlar örnek alınırsa, yeni yanlışlar gündeme gelir.

Ülkemin entelektüelleri, gerçek aydınları, ekonomistleri, sosyal bilimcileri, dürüst siyasetçileri, toplumun her kesiminde etkili olan insan kadroları bu hassasiyeti göstermek durumundadır. Bunun tersini düşünmek ve hayal etmek bile felaket olur; işte örnekleri yakınımızda…

Devlet güçlü olmak ve gerektiğinde “gücünü göstermek” zorundadır. Devlet idaresinde zafiyet, popülist düşünce varsayımı olamaz… Bugün siyasi irade tarafından uygulanmak istenen, en azından tartışmaya açılan “yanlışlar” endişe vericidir; haklı olarak toplumu endişelendiren, “tehlike” kavramında bazı hatırlatmalar, bazı yanlış davranış ve söylemler büyük talihsizliktir…

Bölücülüğü “ideal” olarak seçmiş bahtsızlardan aldıkları emirlerle siyasi ve ahlâki yaşamlarını düzenleyen, ezberletilmişleri tekrarlayan kimliksiz, vatan ve millet düşmanı zevat, Anayasa'daki vatandaşlık tanımından duyduğu rahatsızlığı ortaya koymaya başladı. Anayasal vatandaşlık gereği “Türk” kimliğini bile kabullenemiyor, itiraz ediyorlar...  Anayasa'nın 66. maddesinin mutlaka değiştirilmesi gerektiğini söylüyorlar.

Söz konusu maddedeki tanım nasıldı, hatırlayalım: “Türk Devleti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür.” Peki, ne istiyorlar? Şimdilik Cumhuriyet idaresine “TC” diyorlar kısaca... Ancak, bunu bile gönülden söylediklerinden şüpheler var…

Üst kimlik TC olacak, bundan da kim ne anlarsa o anlaşılacak!!!... Bu seviyesizlik, izansızlık örneği davranış ve söylemlere “milli devlet” gerektiğinde uygun gelen cevabı vermelidir… Veremiyor; çünkü devlet yönetimi ciddi iştir, ehliyet ve liyakat gerekir… Devlet idaresini “sulandırmak” devlet düşmanlarını şımartır… Nitekim son zamanlarda ortaya çıkan beyanatların kaynağı; bir siyasi yetkilinin; “ne istiyorlarsa vereceğiz…” çok taze bir söylemdir…

Geçmişi, devlet-millet bütünlüğüne yönelik çeşitli “kasıtlar” içinde olmuş ve karanlık ilişkilerle itham edilmiş bazı şahsiyetler, Anayasa'nın yeniden kaleme alınmasını istiyorlar...
Onlara göre sadece 66'ncı maddenin değiştirilmesi yetmez... Amaçları aşamalı olarak devletin çatısını çökertmek olduğuna göre, bu kısa değişikliğe elbette ki razı olmayacaklar. Anayasanın 3. maddesinde ifadesini bulan bayrak, resmi dil, İstiklal Marşı, devletin başkenti gibi konuları şimdilik gündeme getirmek istemiyorlar; “her şeyin zamanı ve zemini var” deyip geri durmaktalar; bu semboller de mutlaka tartışma konusu olacaktır, zaman ve zemin uygun olunca!!!...

Şu hususu iyi kavramak gerek; “Türk Devleti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür” ifadesinden gocunana bir zihniyetin, “Bayrak” tan, “Türkçe” den ve hele İstiklâl Marşı'ndan hoşlandığını sanmak saflık olur... Nitekim Bay Hırant Dink bunu açık olarak ifade etmiştir, tıpkı Bay Karasu gibi...

Diğer taraftan bu milletin vergisiyle tahsil yapmış, bir yerlere gelmiş, devlet idaresinde görev almış bazı “bölücü” kimlikli zatların, yurtdışında verdikleri demeçlerin, yazılı basına akseden kadarıyla, içerikleri son derece ilginçtir. İşte bu zatların “Financial Times” gazetesine yansıyan ifadeleri; “1992 ve öncesi dönemde Kürtler'in talebinin bağımsız bir Kürdistan yaratmak olduğunu, kendisinin de öğrencilik yıllarında bu amaçla çalışmalar yaptığını, ancak daha sonra gerçekçi bir görüşe doğru evrim yaşandığını” (basından) beyan edenler var. Şimdilik kaydıyla bağımsız “Kürdistan” hayalini bıraktığını ileri süren bu zevat, “eşit vatandaşlık” söylemleriyle yeni bir arayış içinde olduklarını savunuyorlar... “Bölücülük” sıfatıyla eşleşmiş bu zevatın “eşit vatandaşlık” ifadesiyle neyi anlatmak istediklerini kapalı kapılar ardından çok iyi ifade ediyorlar, yakında kamuoyuna da açıklarlarsa hiç şaşmamak gerekir…

Peki, nerede görülmüş ki bir devletin bürokratı, idarecisi, politikacısı yine o devletin imkânlarından hem sonuna kadar yararlansın, hem de devleti yıkmak, bölmek için çalışsın!? Bir örneği, Türkiye denilen “bahtsız, şansız” ülkenin dışında, başka bir ülke var mı Dünyada!?

 Tüm bunların sebebi nedir derseniz, söylenecek pek çok sebep vardır mutlaka; fakat biz çok özetle ifade etmeye çalışalım; “millî devlet, güçlü iktidar” zafiyeti…  Devletin birçok kurumu “millî” değerlerden uzak kadroların elinde oyuncak olmuş; iktidar mı, aczin örneği bir yönetim zihniyetiyle avunmakta!

Türkiye Devletinin genelkurmay başkanına “onbaşı”, eyalet bazında “ayrı bayrak” isteyenler bugün terörün gücüyle TBMM de gövde gösterisi yapmaktadırlar. Milli devlet, ulus devlet her gün biraz daha kan kaybetmektedir. Ve siyasi iktidar da bunu seyrediyor…

Türk Milleti nerede?

Susuyor… Bekliyor… Demokratik hakkını kullanacağı günü bekliyor!

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Foto GaleriTÜMÜ
Video Galeri
Video GaleriTÜMÜ

ÇOK OKUNANLAR

ŞANS OYUNLARI


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

Gazeteler:

Hava Durumu


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ :

Bekleyiniz
İçerik Yükleniyor...

SON YORUMLAR

BURCLAR


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

FaceBook

E-Posta Listesine Katıl

E-Posta Adresi:

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber Kritik- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber Kritik Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin haberkritik@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir