» Atatürk Düşmanlığının Bir Yönü

Atatürk Düşmanlığının Bir Yönü - Nurullah Çetin

Paylas
Atatürk Düşmanlığının Bir Yönü
05 Ocak 2016, Salı 11:13:23
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hemen söyleyelim: Bugün emperyalist Batı tarafından körüklenen ve yaygınlaştırılmak istenen Atatürk düşmanlığının arkasında, Türk’ü Türk’e tasfiye ettirme projesi vardır.

Emperyalist Batı, Birinci Dünya Savaşı ve hemen akabinde 1918 Mondros Mütarekesi’yle birlikte Türk milletini Anadolu’dan atmak veya tamamen yok etmek için bütün gücüyle üzerimize çullandı. Ancak büyük Türk hakanı Atatürk’ün öncülük etmesi, Allah’ın yardımı ve Türk milletinin mukadderatına sahip çıkıp ölüm kalım savaşı vermesi sonucu, Haçlılar emellerine ulaşamadılar. O destansı büyük Millî Mücadelemiz sonucunda da Atatürk, tam bağımsız ve bağlantısız millî bir Türk devleti kurdu.

Emperyalist Batıyı en çok kudurtan da bu topraklarda bağımsız millî bir Türk devletinin kurulmuş olmasıydı. Emperyalist Batı, savaşla elde edemediği sonuca propaganda yoluyla, fitne fesat yayarak, Türk’ü Türklüğe ve Atatürk’e düşman yaparak ulaşmaya çalışıyor. Bütün politikalarını Türk milletini kamplara ayırarak, Türk millet birliğini etnik kökenlerine ayrıştırıp bölerek, milletimizi birbirine düşürüp güçten düşürme, millî kimliğimizi yok ederek bizi kimliksiz, kozmopolit bir kalabalığa dönüştürme ve böylece kolayca köleleştirme üzerine kurmuşlar.

Özellikle Müslümanlık hassasiyeti yüksek ve dindar diyebileceğimiz Türk milletinin bazı kesimlerini değişik yollardan kandırarak Atatürk düşmanı yapmaya çalıştılar. Emperyalist Batı, ya bizzat kurdurduğu ya da değişik yollardan desteklediği bir takım İslamcı görünümlü oluşumlara Atatürk’ün dinsiz olduğu, Deccal olduğu, Süfyan olduğu yolunda propagandalar yaptırttılar. Maalesef bugün de bu kandırılmış kitleler, Müslümanlık adına bütün siyasetlerini Atatürk düşmanlığı üzerinde yoğunlaştırdılar.

Atatürk düşmanlığının temelinde ayrıca kendisini Türk kabul etmeyen ve hissetmeyenlerin Türk düşmanlığı yatmaktadır. Özellikle Atatürk sonrası süreçte, Kürt ırkçılığı ve etnik bölücülük yapan, ülkemizde ikinci bir millet yaratmaya çalışan bir takım siyaset esnafı, Müslüman Türk’ü Atatürk’e düşman; ama öbür taraftan Avrupa’ya, Amerika’ya, İsrail’e, Ermenistan’a dost hâline getirmeye çalıştı. Bir kısım saf Müslüman Türk ahali, kendisine kültürünü, dinini, dilini özgürce yaşayabileceği bir vatan hediye etmiş olan Atatürk’üne ve Türklüğüne düşman yapılmış; ama öbür taraftan kendisini yok etme emelinden vazgeçmemiş olan Haçlı ruhlu Hristiyan Avrupa Birliği’ne ve Amerika’ya tapar hâle getirilmiştir.

Diğer yandan Atatürkçü görünen, gerçekte ise Atatürk’ü kullanmaya çalışan bazı dinsizler, zaman zaman Atatürk’ü din düşmanı; hatta Müslüman düşmanı göstererek Atatürk üzerinden Müslüman düşmanlığı yapmışlardır. Böylece bir taraftan emperyalist Batı politikacıları ve onların yerli işbirlikçisi olan kesimler, bir taraftan PKK yörüngesindeki Kürt ırkçıları, bir taraftan dinsizler, Atatürk’ün din düşmanı olduğu yolunda olmadık iftiralar atarak bir kısım saf Müslüman Türk ahaliyi Atatürk düşmanı yapmışlardır.

Buradan hareketle yine bu bazı dindarlara Türklüğünü unutturmak istemişler, “Türküm deme, ırkçı olursun!” diye kandırmışlar, ama öbür taraftan mesela Kürtçülüğü bir hak olarak savunur hâle getirmişlerdir. Bu mankurtlaşmış arkadaşlara bir metin aktaracağım. Aşağıda verdiğim metin, Mehmet Serhan Tayşi’nin hatıraları arasında yer almaktadır. Bunu da Mehmet Serhan Tayşi, Atatürk’ün özel koruma polisi olan babasından dinlemiştir. Bu hatıra, Atatürk’ün din düşmanı olmadığını; tam tersine İslam’a önem verdiğini göstermektedir. Metin şöyle:

 “Sende Temel Yok ki Bina Olsun!

Atatürk, bir yaz günü Polonezköy'e gitmek istemiş. İstanbul içinde, özellikle Boğaz'daki köylerde, zaman zaman gidip din­lendiği oluyormuş. Tabii bunlar sazlı-sözlü, içkili-mezeli dinlenmelermiş. Dostlarla beraber gidilen, eğlencelerin sabaha kadar sürdüğü...

Babam ve birkaç polis arkadaşı, bir gece önceden gitmişler. Araziyi kontrol etmişler, gerekli tedbirleri almışlar, jandarma­yı alarma geçirmişler, sahra telefonu döşetmişler. Atatürk'ün ziyareti için gereken bütün hazırlıkları tamamlamışlar. Ata­türk ne zaman bir yere gidecek olsa, babamlar önceden gidip bu vazifeleri yaparlarmış. Atatürk'ün ziyareti boyunca da, el­leri göğüs ceplerindeki silahların tetiğinde olurmuş.

Atatürk, motorla gelmiş Polonezköy'e. Gece boyunca eğlenil­miş, türküler, şarkılar, masalarda rakılar... Onlar eğlenirken, babam ve bir-iki polis arkadaşı açıkta beklemişler. Eğlence sa­baha karşı bitmiş. İstirahatten sonra Atatürk çevresindekilere şöyle demiş: "Buraya kadar gelmişken, şu bizim Karaferyalıları da ziyaret edelim." Hemen yakınlarda Selanik göçmenle­rinin bir köyü varmış. Karaferya, Selânik'in komşusu bir ka­saba imiş. Atatürk onlar için "hemşerilerim" diyormuş. Köye haber salmışlar, sonra da hep beraber köye gitmişler. Zaten, Atatürk'ün itiyadını (alışkanlığını) bilen köylüler, hazırlıklarını çoktan yap­mışlar. Atatürk, yanında Adliye Vekili (Adalet Bakanı) Mahmut Esat Bozkurt ve daha birçok kişiyle beraber köyü ziyaret etmiş. Babamın anlattığına göre, Atatürk ile Adliye Vekili Bozkurt gayet 'laubali' konuşurlarmış. Konuşurken arada ona döner, "Değil mi Mahmut?" dermiş mesela.

Köylüler toplanmış. İzzet-i ikram yapılmış misafirlere. Atatürk, muhtarı, imamı ve öğretmeni karşısına almış. Özellikle Üçüyle hasbihale başlamış.

Önce imama dönmüş, "Bir aşır (Kur’an’dan bir cüz veya 10 ayetlik bir parça) oku bakalım" demiş. İmam diz çökmüş, okumuş. Atatürk kıraati (okuyuşu) beğenmemiş olacak ki, "Hocam, sen nereye kadar okudun?" diye sormuş. İmam da "Binaya (bir Arapça dilbilgisi kitabı) kadar efendim" demiş. Bunun üzerine Atatürk şöy­le demiş: "Ne binası hoca? Sende temel yok ki, bina olsun!" Daha sonra da imamın bütün kıraat yanlışlarını teker teker dü­zeltmiş. Kendisi bir Osmanlı paşası olduğu için, İslâmî biriki­mi gayet iyi. Sonra da imama "Bir dahaki gelişimde bu hatalar düzelecek ona göre, tekrar imtihan edeceğim!" demiş Atatürk.”[1]

Sonuç şu: Atatürk, inançlı bir Müslüman Türk beyiydi. İslamî pratikleri yüzde yüz oranında yerine getirememiş olabilir. İçki içmiş olabilir. Hangimizin günahları yok ki? İnanç ve inancın gereklerini yerine getirip getirmemek, kişinin kendi bileceği iştir. Atatürk, her şeyden önce Müslüman Türk milletinin Müslümanlık ve Türklük değerlerini korumak uğruna hayatını ortaya koyan bir mücadeleye girişmiştir. Türk vatanını ve maddi, manevi bütün değerlerini gavura peşkeş çekmemek için “ya istiklal ya ölüm” deyip kendisini ateşe atmıştır. Atatürk, vatanımızı, devletimizi ve milletimizi Avrupa Birliği ya da Amerika’ya sömürge yapmamak için ortaya atılmış bir Türk fedaisi idi. Atatürk’ün millî mücadelesi, vatanına, devletine, varlığına ortak olmak; hatta Türk’ü yok etmek isteyen ikinci, üçüncü bir millet yaratılmasına izin vermemekti.

Bunu, Batının emir eri hâline gelmiş olan Türk düşmanları iyi bilir ve anlar. Artık bundan böyle dinine sahip çıkarken, milliyetine, Türklüğüne de sahip çıkması gereken Müslüman Türk de anlasın.



[1] Mehmet Serhan Tayşi, Ali Emirî’nin İzinde, Timaş Yayınları, İstanbul 2009, s.56-57

 

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Foto GaleriTÜMÜ
Video Galeri
Video GaleriTÜMÜ

ÇOK OKUNANLAR

ŞANS OYUNLARI


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

Gazeteler:

Hava Durumu


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ :

Bekleyiniz
İçerik Yükleniyor...

SON YORUMLAR

BURCLAR


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

FaceBook

E-Posta Listesine Katıl

E-Posta Adresi:

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber Kritik- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber Kritik Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin haberkritik@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir