» ÜLKÜCÜLERİN MESELELERİ-III

ÜLKÜCÜLERİN MESELELERİ-III - Şükrü Alnıaçık

Paylas
ÜLKÜCÜLERİN MESELELERİ-III
26 Aralık 2011, Pazartesi 13:21:02
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Siyasi Sorunlar

 

Arapça “siyaset,” Türkçe “yönetim” veya Yunanca “politika,” kelimeleri, sokağa çıktıklarında bazı nüans gömlekleri giyseler de aslında akademi dersliklerinde aynı amaçla kullanılan kelimelerdir. Bu yüzden bizde bu işin eğitimini veren bazı okullar “Siyaset Bilimi” bazıları “Yönetim Bilimleri” adını kullanırken, batıdakiler de “Political Sciences” adını tercih etmektedir.

 

Siyaset, Yönetim veya Politika, en kısa tanımıyla “devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatı”dır.

 

Ülkücülük siyasi bir ideolojidir. İçinde doğduğu ülkenin yönetimine etki etmeyi, mümkünse bu yönetimi ele geçirmeyi, kurduğu siyasi partiyi topluma benimseterek iktidar olmayı ve ideallerine demokratik yollardan ulaşmayı hedefler. Böyle olunca da Ülkücülerle, Ülkücü ideolojiyi savunan siyasi partiler arasındaki ilişkiden rahatsız olmak mümkün değildir.

 

Ülkücülerin Alparslan Türkeş tarafından kurulan siyasi organı MHP’dir. Ancak sorunları masaya yatırırken, MHP’den ayrılan, MHP’den uzakta kalan ve siyasetle meşgul olmaya devam eden eski ve yeni Ülkücü yapıları da en azından “hatırlamayı,” ahlaki ve bilimsel bir vecibe olarak görüyoruz.

 

a) Bölünme ve Çatışma:

 

Ülkücü hareketin 1970’lerdeki saygınlığı, dönemin şartlarına son derecede uygun olan yarı askeri disiplininden ileri geliyordu. 1980’e doğru askeri hedefleri arasına Ülkücüleri de alan Türk Genelkurmayı, içi ajan kaynayan komünist fraksiyonlardan çok Ülkücüleri tehdit olarak görmeye başlamıştı.

 

Çünkü cenazesine ailesinin bile sahip çıkmadığı farzsız- “sünnetsiz” komünistleri Türk Milletinin demokratik yoldan iktidar yapma ihtimali yoktu. Ama MHP, 4 yılda % 500 büyüyen siyasi gücüyle gümbür gümbür geliyordu.

 

Anadolu kentlerinden kalkan her Ülkücü şehit cenazesi, darbecilerin kabusu olan DP oy tabanının MHP’ye doğru bir adım daha yürümesini sağlıyordu.

 

Bu yüzden 12 Eylül’den sonra iç ve dış karşı odakların üzerinde en çok oyun oynadığı siyasi hareket, “Milliyetçi Hareket” olmuştur. Ülkücüler 1983’ten itibaren bireysel, 1993’ten itibaren de kurumsal olarak siyasi bölünmeler yaşadılar.

 

Muharrem Şemsek’e ait iyi niyetli bir barış söylemi olan ve sonradan yanlış yorumlanan “Teşkilat-Lider-Doktrin Üçlüsü,” bu yıllarda disiplin için katkı sağlayan bir argüman olmaktan çıkarak çatışmanın ve Ülküdaşını hain ilan etmenin aracı olarak kullanılmaya başlamıştı. Şemsek, “bu üçünden birinde hemfikir olmayı, Ülkücülerin kardeşliği için yeterli bir asgari müşterek” olarak yorumlamıştı. Ama suyun başını tutan yorumcular, “giden gelmesin” diye olsa gerek, bu üçlünün birinden taviz vereni tekfir etmeye soyunmuşlardı. Kongre kapılarında adam dövmelerin, muhalifleri dayak oynatarak sindirmenin arka planında bu yanlış yorum ve icra anlayışı yatmaktadır.

 

Her biri birer pırlanta olan Ülkücülerin siyasi, ideolojik ve doktriner nüanslar yüzünden bozuşması veya çatışması, şeytanın Türk milletine attığı en büyük kazıktır.

 

2008’den sonra Türkiye’de her şey hızla değişmiştir. Her şeyi bir yana bırakıp, küskünlükleri, cahilce davranışlardan kaynaklanan kırgınlıkları bir kez daha gözden geçirmemiz acil bir ihtiyaçtır.

 

 

b) MHP Siyasetinin Yankıları

1977’de MHP’nin koalisyon ortağı olduğu bir dönemde Avrupa Topluluğu ilişkilerinin hükümet tarafından desteklenmesi söz konusu iken, Ülkü Ocakları AT’ye üyelik sürecini protesto eden bir basın bildirisi yayınlar. Hatta Ocak genel merkezi, bunu afişe dönüştürür ve afişleme yapar. Kurmayları Başbuğa, “Ocak böyle böyle yapıyor efendim!..” diye şikayete gelince, Alparslan Türkeş, “Bey efendi, biz siyaset yapıyoruz. Ocak Ülkücülük yapıyor. Doğru olanı da budur!..” diyor ve Ocak faaliyetini engellemiyor. Ocak da partiye, “niye böyle yapıyorsunuz?” diye isyan etmiyor.

 

Çünkü Başbuğ, Ocağın eğitimine ve disiplinine, Ocak da başbuğunu liderliğine “GÜVENİYOR.”

 

O günkü Ülkücülerin tamamı bugün gençlik çağını aşmış ve haklı olarak ocaklarla olan bağlantısını kesmiştir. Bu nedenle de orta yaş Ülkücüsünün MHP’yi bir Ülkü Ocağı gibi görme ihtimali dikkatten uzak tutulamaz. Oysa Ocak ocaktır. Parti de partidir. Birbirlerinin meşreplerine uygun tavırlarını hoş görmeleri gerekir.

 

Ülkücülerin siyasi sorunlarının belki de en önemlisi, MHP ile Ülkü Ocakları ve orta yaş Ülkücüleri arasında sağlıklı ve şanlı geçmişe saygılı bir hareket koordinasyonunun bulunmamasıdır.

 

 

c) Sert ve Plansız Ülkücü Muhalefet

İşte bu iletişim ve koordinasyon eksikliği nedeniyle parti Ülkücülere kendini yeterince anlatamamakta, Ocak, Ülkücü enerjiyi siyasi eylem koyarak kanalize edememekte ve orta yaş Ülkücüleri, bir şeyleri eksik bularak her iki güzide kurumumuzdan da soğumakta ve uzaklaşmaktadır. BBP’ye, cemaate, AKP’ye veya “eski,” “farklı,” üç gözlü, dört kulaklı gibi acayip mahfillere adam kaybetmemizin temeline bu “bakımsızlık” yatmaktadır.

 

Durumdan vazife çıkararak sahneye çıkan bazı internet siteleri, sırf adam yerine konmadıkları endişesiyle gürültü yapıp; camı çerçeveyi kırmakta ve bir dost ses işitmek için sabahlara kadar klavye başında ömür tüketmekte, adeta parti içi muhalefet yapmaktadırlar. Bu arkadaşlara bir “eline sağlık plaketi” randevusu verilse akşama kadar “en büyük başkan bizim başkan” manşetleri atmaları işten bile değildir.

 

Mademki siyaset yapıyoruz Ülkücünün suçu ne, onun reyine ve hizmetine neden itibar edilmesin? Ülkücünün kabahati, gönüllü veya bedava hizmete talip olması mıdır?”

 

Çıkış noktası itibariyle haklı görünen bu serzeniş, özellikle İnternette sert ve plansız bir Ülkücü muhalefeti canlı tutmakta ve atılan her manşet, “kendi ayağımıza sıkılan bir mermi” olarak bize geri dönmektedir. Siyasi sorunlardan biri de budur. Bu konuya “iletişim sorunları” başlığı altında tekrar döneceğiz.

 

 

d) Siyasi Saygınlığın Azalması

 

Ülkücüleri siyasi atmosferin en çok rahatsız eden alçak basınçlarından biri de “aşırı efendilik”le ilgili olduğu sanılan “hakarete maruz kalma” durumudur. “Başbuğ zamanında bize kimse efelenemezdi!..” anlayışının eleştirilecek, tevil edilecek tarafları bulunmakla birlikte AKP genel başkanının ve parti sözcülerinin MHP’ye ve “Bozkurtlara” bu kadar kolay sataşabilmesini önleyecek formüller hızla araştırılmalıdır.

 

Dünün “hımbıl muhteremleri” tarafından aşağılanmak, kavga devrinin yiğit gazilerine zül gelmektedir. “Sokağa dökülme,” en son kullanılacak bir ideolojik argüman olmakla birlikte “asla sokağa çıkmayacağız”a göre saygınlığın teminatıdır. 15 Nisan 1978’deki 650 Bin kişilik “Uyarıyoruz” mitingi ve “Erciyes Zafer Kurultayındaki” milyonluk gövde gösterilerinin siyasi saygınlığa yaptığı katkılar iyi analiz edilmeli ve bu potansiyel siyasi güç, Ülkücü hareketin elinden alınmamalıdır.

 


e) Diğer Partilerde Siyaset Meselesi

 

1964’te Nihal Atsız’ın Türkçülüğün, bir cemaat stratejisi gibi birden çok partiye, bürokrasiye, orduya ve yargıya sızmak suretiyle siyasi açıdan güçlendirilmesine yönelik önerisinin Başbuğ tarafından reddedildiği ve MHP’nin bu şartlarda kurulduğu iddia edilir.

Fethullah Gülen cemaatinin uyguladığı taktik, Nihal Atsız’ın önerdiği taktiğe benzemektedir.

 

Ancak hem konjonktürü okuma hem de derin devlet deneyimi konusunda tartışma götürmez bir üstünlüğe sahip olan Alparslan Türkeş’in doğru tercih yaptığı konusunda kimsenin şüphesi olmamalıdır.

 

MHP, anayasal bir siyasi parti olarak kurulmuş ve her türlü silahlı saldırıya rağmen hukuktan, demokrasi yolundan ayrılmamıştır. Sinsi bir karşı devrimin gizli fedaileri gibi kurumlara nüfuz etmek bizim konumumuza aykırıdır ve söz konusu Türk Milliyetçileri olduğu için de son derecede sakıncalıdır.

 

Konjonktürel güçler, ılımlı İslam taşeronu bir cemaatin derin kadrolaşmasın ve her siyasi partiyle flört etmesine izin verebilirler ancak bizim, süreci Papa’nın elini öperek veya Pensilvanya’da oturarak takip etmemiz mümkün olmadığına göre “torpilli sızmalar” şeklinde Ülkücülük yapmak makul bir strateji olamaz.

 

Başbuğ, Ülkücülerin ocaklardaki yetişme çağında MHP kadrolarını haklı olarak dışarıdan veya yol arkadaşlığı sürecinden toplamıştı. Ancak, “Ocaklılar Yetişin” komutu, Ülkücüler için hem bir hedef tespiti hem de siyasi bir vasiyettir. Bu nedenle yetişen Ülkücülerin  siyaseti MHP’den ayrı düşünme izinleri yoktur.

 

Milliyetçi Hareket Partisi bugün yetişmiş bir Ülkücü tarafından yönetilmektedir. Divan’da ve MYK’da Ülkücüler çoğunluktadır. Benim şahsıma sorarsanız ben Ocaktan yetişmemiş adamla hiçbir yola gitmem. Ancak teknisyen, teknokrat ve uzman gerektiğinde profesyonel hizmet almaktan da çekinmem.

 

MHP’nin kötü yönetildiğine inanıyorsanız bu durumu düzeltmenin bize yakışan bir yolunu da bulmak zorundasınız. Başka partilere gitmek, şahsi ikbal ve istikbal için makul bir davranış olabilir; ancak başbuğun dediği gibi “Ülkücülük MHP’de olur.

 

Rasyonel taktik de strateji de budur.

 

Gerisi çelik çomak oyunudur.

 

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Foto GaleriTÜMÜ

İLGİNİZİ ÇEKECEK HABERLER

Video Galeri
Video GaleriTÜMÜ

ÇOK OKUNANLAR

ŞANS OYUNLARI


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

Gazeteler:

Hava Durumu


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ :

Bekleyiniz
İçerik Yükleniyor...

SON YORUMLAR

BURCLAR


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

FaceBook

E-Posta Listesine Katıl

E-Posta Adresi:

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber Kritik- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber Kritik Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin haberkritik@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir