» Siyasette Başarının Yolu

Siyasette Başarının Yolu - Reyhan İşeri

Paylas
Siyasette Başarının Yolu
15 Şubat 2014, Cumartesi 22:10:39
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Siyasette başarının anahtarı, disiplinli ve düzenli bir çalışma ile reklam ve propaganda araçlarının en verimli şekilde kullanılmasıdır. Siyasi partiler, savundukları fikir ve ideolojiler doğrultusunda hazırladıkları proje ve programlarını günün teknolojik iletişim araçları ile yüz yüze iletişim imkanını kullanarak başta kendi tabanı olmak üzere kararsız seçmen ile diğer partilerin seçmen kitlesine ulaşmaya çalışırlar. Ne kadar çok seçmene ulaşıp başta partileri olmak üzere parti proje ve programları ile adaylarını anlatabilirlerse o derecede de seçimlerde başarı elde edebilirler.

      Elbette tanıtım, reklam ve propaganda aracı olarak yazılı ve görsel basının seçmeni etkileme noktasında gücü inkar edilemez. Lakin yazılı ve görsel basın siyasi partilerin seçimlerde başarı elde etmesi için tek başına yeterli değildir. Bu nedenle yazılı ve görsel basın araçlarından daha etkili ve verimli yöntem yüz yüze iletişimdir. Yüz yüze iletişimde birebir diyaloga girildiği için kişi kendisini ifade ederken duygularıyla bağlantılı olarak duygularını beden dili ile ifade etme imkanı bulmanın yanında karşısındaki kişiyi konuşarak ikna edebilme imkanı da bulmuş olur. Yani karşısındaki seçmen, partisi veya adayları hakkında olumsuz düşüncelere kapılmış bir seçmen dahi olsa partisini ve projelerini anlatarak farklı görüşe sahip bir seçmeni kazanma imkanı vardır.

       Tabii ki bir siyasi parti açısından yüz yüze iletişim imkanının verimli değerlendirilebilmesi için en başta kişinin ikna kabiliyet yeteneği önemli unsurdur. Bu nedenle yüz yüze iletişim imkanını değerlendirmeye çalışan siyasetçiler, en başta sabırlı ve hoşgörülü olmak zorundadır. Sabır ve hoşgörü sahibi olmayan kişiler "Kaş yapayım derken göz çıkartır!.." hesabı seçmenlerin daha büyük tepkilerine neden olur. Ama parti proje ve programlarına hakim, bilgi ve ikna kabiliyet yeteneği yüksek, sabırlı ve hoşgörülü kişilerin yüz yüze iletişim imkanını değerlendirmesinin siyasi parti açısından önemli getirisi olur.

       Nitekim bazı siyasi partiler, yüz yüze iletişim yöntemini daha çoğunlukta kadın yapılanması ile kullanarak partilerinin tanıtımını yapmaya çalışmaktadırlar. Bu siyasi partilere bakıldığında parti bünyesinde güçlü bir kadın kolları teşkilatlanmasının varlığı inkar edilemez. Öyle bir kadın kolları teşkilatlanması ki, genel merkezden il, ilçe, belde, köy ve mahalleye kadar her kademede yapılanmasını tamamlamış bir teşkilatlanması ile hem basına yansıyan çalışmalar hem de düzenli ev toplantıları ile parti propagandası yapabilmektedirler. Bu sayede söz konusu parti, kadın seçmene ulaşmada zorluk çekmemektedir. Çünkü, Türkiye nüfusunun %49.8’i kadınlardan oluşuyor ve kadınların bir kısmı çalışma hayatında varken diğer kısmı da çalışma hayatının dışında sadece ev hanımı olarak hayatını sürdürmektedir.

        Bu nedenle mahalle kadın teşkilatlanmasına sahip parti, hayatı sadece ev ile konu komşu, eş dost arasında sınırlı kalan kadınlara mahalle teşkilatlanmaları vasıtasıyla konu komşu gezme bahanesi veya çeşitli dini sohbet toplantıları düzenleyerek ulaşmaktadırlar. Bu ev toplantıları sırasında sohbet aralarında kadınlara siyasi parti propagandası yapılarak partiye sempati duymaları sağlanıp kadınlar partiye kazandırılmaktadır. Ve yıllardır bu yöntemi uygulayan partiler, kadın desteği konusunda başarı elde etmişlerdir. Çünkü o partiler, Türkiye’de kadının belli bir kesiminin hayatının hala ev ile konu komşu, eş dost ziyaretinden ibaret olduğunu keşfedip ona göre geliştirdikleri plan dahilinde bir çalışma yapmışlardır. Hatta bazen eşi farklı bir siyasi partinin mensubu iken mahalle ve ev toplantıları sayesinde yapılan çalışmalar neticesinde kadının taban tabana zıt, çok farklı bir siyasi partiye oy verdiğini görürseniz hiç şaşırmayın!.. Çünkü, çevreye bir baktığınızda bu durumun birkaç örnekten ibaret olmadığını görürsünüz.

       Aslında bu durumu yadırgamamak lazım!.. Çünkü, erkek egemen bir toplumda beylerin bir kısmı siyasal alanda kendileri var iken kadınlarının siyasal alanda olmasını istememektedirler. İşte “Evde otursun!.. Çocuk doğurup çocuk baksın!.. Akşama sofrayı kursun!..  Sıkıldıysa konu komşu, eş dosta misafirliğe gitsin!.. Akşam eve geç geldiğimde neden geç geldiğimi sormasın!..” tarzı bir anlayış ile kadını sadece dört duvar arasında düşünen beyinler kadının konu komşu veya eş dost gezmesi sırasında belli bir siyasi partinin ev toplantılarına bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde itmiştir. Bunun neticesinde de kadın ev toplantılarındaki sohbetlerden etkilenip farklı bir siyasi partiye sempati duymuştur.

       Oysa beyler kadını sadece ev ile konu komşu, eş dost ziyareti arasında düşünüp dört duvar arasına itmemiş olsa kendi mensubu olduğu partinin toplantılarına gidebilirken eşininde partiye gidip – gelmesine ön ayak olmuş olsaydı kadın başka bir partinin mahalle kadın teşkilatlanmasının düzenlemiş olduğu ev toplantılarına hiç katılmaz veya katılırsa da o toplantıda kendi partisini anlatmaya çalışabilirdi. Burada bir suç varsa kadında değil, onu dört duvar arasında düşünen beyinlerdedir!..

       Esasında bu konular uzun uzadıya konuşulup yazılıp çizilmesi gereken konulardır. Lakin kadın teşkilatlanması güçlü ve kadın desteğini arkasına almış bir siyasi parti, Türkiye’de yüz yüze iletişim imkanını en iyi şekilde kullanıp başarı gösterebilir. Çünkü, ülke nüfusunun %49.8’i kadınlardan oluşuyor ve mahallelerde kadınlar arasında sürekli bir iletişim hali mevcuttur. Nitekim partilerin seçimlerden elde ettikleri başarı oranlarına da bakıldığında kadın teşkilatlanması güçlü olan siyasi partinin daha başarılı sonuçlar elde ettiği görülmektedir. Elbette siyasette tanıtım, reklam ve propaganda aracı olarak yazılı ve görsel basın önemli etkendir, ama güçlü bir kadın teşkilatlanması ile yapılacak yüz yüze iletişim çalışması daha önemlidir.

       Öte yandan güçlü bir siyasi parti teşkilatlanmasına sahip olmayan siyasi partiler öncelikle parti mensubu beylerin analarını, hanımlarını, kızlarını ve bacılarını parti çalışmalarına kazandırarak partisinin güçlü bir kadın teşkilatlanmasının kurulmasında öncülük edebilirler. Aksi takdirde kadınları siyasete çağıran sade bir sloganla bu tür partiler, güçlü bir kadın teşkilatlanmasına sahip olamazlar!.. Çünkü, beylerin büyük bir kısmının hanımlarını veya kızlarını parti çalışmalarına getirmediği bir partiye başka beyler hanımlarını veya kızlarını neden göndersin? Bir düşünün!..

      Sonuç olarak siyasi partiler, seçim yarışlarında başarı elde etmek istiyorlarsa öncelikle kadın teşkilatlanmalarına önem vermelidirler. Artık siyasi partiler, kadın teşkilatlarını “Olsa da olur, olmasa da olur!..” gibi bir anlayışla "yan kuruluş" gibi görmekten  vazgeçmelidirler. Ülke nüfusunun %49.8’i kadın ise kadın seçmeninde bu oranlarda olduğu bir gerçek olduğuna göre bir siyasi partinin iktidar olabilmesi için güçlü bir kadın teşkilatlanmasına sahip olması gerekir.

       Unutmayınız ki; siyasette başarının anahtarı her ne kadar disiplinli bir çalışma ile reklam ve propaganda ise de kadında siyasetteki başarıda en önemli unsurdur ve yüz yüze iletişim imkanı da önemlidir!.. Siyaset, sabır ve hoşgörü işidir!..

OKUYUCU YORUMLARI

1 Yorum Yapildi
Yorum
Yılmaz Dikbaş - 19 Ocak 2015, Pazartesi 19:54:48
NASIL MİLLETVEKİLİ OLUNUR? Son dört yılda Silopi`den Tire`ye, Sivas`tan Mersin`e kadar 50`den fazla il ve ilçemizde ve bazı üniversitelerimizde konferanslar verdim. Onlarca kez yaygın ve yerel televizyon kanallarında programlara konuk oldum; ağırlıklı olarak Avrupa Birliği, Özelleştirme ve İMF konularını anlattım. Mart 2010`dan beri internetteki sitemde, 15–20 dakikalık görüntülü konuşmalar yapmaktayım. 14. kitabım `İĞFAL`, Ocak 2011`de Asya Şafak Yayınları tarafından yayımlandı. Bu eylemlerim ve etkinliklerim sonucu sevmeyenlerim olduğu gibi sevenlerimin de bulunması herhalde doğaldır. Bir ay kadar önce Ankara`da katıldığım bir panel sonrası, işte beni, daha doğrusu kitaplarımda yazdıklarımı ve söylediklerimi beğenen çok sayıda dost yanıma geldi, beni mutlu eden övücü sözlerden sonra, sözbirliği etmişçesine, `Sizi artık Meclis`te görmek istiyoruz. Yazdıklarınız ve söyledikleriniz dar çevreleri aşmalı, tüm halkımız bunları duymalı ve öğrenmeli` dediler. Elbette onlara bu içten ve sıcak ilgileri için teşekkür ettim, ama Meclis`e benim gibi bir Kemalist`in girmesinin sandıkları gibi kolay olmadığını anlatmaya çalıştım. Onlara önce, ayaküstü, Meclis`e girebilmenin koşullarını saydım. Bakın neler sıraladım. Milletvekili seçilmenin koşulları Anayasada ve yasalarımızda açıkça yazılıdır, bunlar herkes tarafından bilinir. Bir de az bilinen ya da bilinip de pek dillendirilmeyen ve günümüzde asıl belirleyici olan koşullar vardır. Ne midir, o koşullar? İşte, buyurun. • ABD`nin siyasi, askeri, ekonomik ve kültürel boyunduruğu altında yaşamayı benimsemiş olmak ve savunmak. • NATO yanlısı ve savunucusu olmak. • AB mandacısı olmak, AB hibeleriyle iğfal edilmiş bulunmak. • Türk ulusunun öz malı fabrikalarının, işletmelerinin, bankalarının, yer altı ve yer üstü tüm zenginliklerinin ve hatta topraklarının yabancılara satılması anlamına gelen Özelleştirme yanlısı olmak. • PKK terör örgütünün eylemli destekçisi olmak, Kürtçülük propagandası yapmak. • Fethullah Gülen Cemaatinin üyesi ya da ateşli savunucusu olmak. • Yaygın bir tarikatın müridi olmak. • Siyonist İsrail yanlısı olmak. • Mason olmak. • MİT, CIA, MOSSAD, MI6, BND ajanı olmak. • Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti, Türk ulusu, Türk dili, Türk tarihi ve Türk kültürü karşıtı olduğunu sözlü, yazılı ve eylemli olarak kanıtlamış bulunmak. • Mafya örgütleriyle içli dışı olmak. • Yolsuzluk, dolandırıcılık, kalpazanlık ve türlü sahtekârlık eylemlerine bulaşmış olmak. Beni Meclis`te görmek isteyen dostlarıma, saydığım bu koşulların en az birkaçını birden yerine getiremeyenin hiçbir şansı bulunmazken, nasıl olacak da ben başarılı olacağım, diye sorunca şu yanıtı aldım: `Biz sizin, CHP`den Meclis`e girmenizi istiyoruz. Saydığınız koşullar, Atatürk`ün partisi CHP için geçerli olabilir mi?` Dostlarım beni bu yanıtla köşeye sıkıştırmış gibi, umutla yüzüme baktılar. Ne diyeceğimi çok merak ediyorlardı. Onlara ne mi dedim? Onu da yarın yazayım!
Begendim 0 Oy
Begendim
Begenmedim 0 Oy
Begenmedim
UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Foto GaleriTÜMÜ
Video Galeri
Video GaleriTÜMÜ

ÇOK OKUNANLAR

ŞANS OYUNLARI


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

Gazeteler:

Hava Durumu


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ :

Bekleyiniz
İçerik Yükleniyor...

SON YORUMLAR

BURCLAR


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

FaceBook

E-Posta Listesine Katıl

E-Posta Adresi:

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber Kritik- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber Kritik Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin haberkritik@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir