» ANADOLU KARDEŞLİK BAHARI

ANADOLU KARDEŞLİK BAHARI - Ahmet AY

Paylas
ANADOLU KARDEŞLİK BAHARI
07 Ocak 2013, Pazartesi 13:09:02
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Medyanın silahşörleri -pardon kalemşörleri- Sayın Cumhurbaşkanıyla Sayın başbakanın arasını -seçimlere iki sene kala- cumhurbaşkanlığı seçimleri için bozmaya çalışmakla meşgulken Sayın başbakan tabi ki Sayın cumhurbaşkanının bilgisi dâhilinde ebedi barış için çaba içindeydiler.

Önce başbakan ve yakın çevresinden hayırlı haber geldi, sonra Abdullah Öcalan kendisiyle görüşen DTK eş başkanı Ahmet Türk ve BDP Batman milletvekili Ayla Akad'a "artık barış için kaybedilecek bir gün dahi kalmamıştır" dedi.

Ne kadar dile getirdiysek barışı, sevincimiz kursağımızda kaldı.

Barışı bu halka çok gördüler, 75 milyon kardeş olmamalıydı. Ajanslara Öcalan'ın yukarıda yazdığım sözleri düşünce sosyal medyada heyecanımı gören dostlar "bu kadar ümit var olmak gerekiyor mu?" dediler. Ben de "barışın şakasının -ş'sinin altındaki noktaya ömrümü veririm” dedim.

Doğru ya, barış bu topraklara uzak kalmalıydı. 942 yıllık kardeşlik 1. Dünya Savaşı sonrası İngilizlerin çizdiği sınırlar yüzünden bozulmalıydı ve Türklerle Kürtler, Araplar, Farslar sürekli kavgalı olmalıydılar. Olmalıydılar ki bölgede İngilizlerin çıkarlarını zedeleyebilecek bir güç bulunmasın.

Şimdi hükümetin çok kararlı ve akıllıca yürüttüğü Öcalan görüşmeleri, on yıllardır özlemini çektiğimiz silahların toprağa gömülmesini getirecek bir süreç. Annelerin gözyaşlarına dur diyeceğimiz bir süreç, ama kabul edelim ki hiçbir ülkede bu işler bu kadar kolay olmamış ve olmuyor. İsteyenler var barışı, istemeyenler var. Devlet içinde asla barışı istemeyen ve bu süreci baltalamak için her türlü vampirliği sergilemek için pusuda bekleyenler çıkabileceği gibi, PKK içinde de “sadece savaş” diyen kanperestler var ve süreci baltalamak için baltalarını omuzlarına alanlar da vardır. Dahası, kanımızın akmasıyla kendilerini güvende hisseden ülkeler var; israil bunların başında gelir. İngilizlerin, Almanların hep zayıf ve kendilerine mecbur bir Türkiye istedikleri yeni değil. Neo-conlar, Suriye, İran, Rusya güçlü bir Türkiye'yi asla istemezler. Güçlü Türkiye'ye engel olmanın en kolay yolu iç kavgamızdan geçer.

Bu zorlukları biliyoruz, benzer süreçlerin karakterinde zorluk var. Bunu devlet de, PKK de çok iyi bilmeli ki sabotajlar olacak, süreci kundaklayanlar çıkacak, ama bu barışı ertelemeye sebep olmamalı.

Bu sorunu çözse çözse bu başbakan çözebilir, öteden beri inancımız budur. Yıldıray Oğur’un çoktandır bize göstermek için çabaladığı “ışığı”nı -birileri görmek istemese de- biz yıllardır (1985, 1990, 1999, 2002, 2005, 2009) görmüştük ama kime anlatacaktık ki. Şimdi ise sürecin sağlıklı, oyunlara karşı hazırlıklı ve kararlı bir şekilde devam etmesi gerekiyor. Birilerinin fırsat kolladığını, görüşmeleri bitirmeye yönelik bir(kaç) eylem gerçekleştirmek istediklerini biliyoruz. Ama buna rağmen bu süreç devam etmeli. Bu sürecin sabote edilmemesi için herkes fedakârlıkta bulunmalı. Mesela PKK güven içinde sınır ötesine çekilmeli ve operasyonlar da acilen durmalıdır. Başbakanın eli güçlendirilmelidir. Zira daha önceki barış görüşmelerinin netice vermemesinin en önemli sebebi PKK'nin sınır dışına çekilmeyip eylem ve operasyona imkân tanımasıdır.

Herkes bu süreci PKK cenahından da ancak Abdullah Öcalan’ın başarabileceğini kabul eder. Öcalan, iki yıl önce kendisiyle görüşen avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada devlet yetkililerinin kendisiyle görüşmesini açıklarken;

"Şunu söylemekte sakınca bulmuyorum. Heyetle en son bir görüşme daha gerçekleştirdik. Kamuoyunun bilmesinde fayda var. Böyle kritik ve sıcak bir dönemde bile görüşmenin sürmesi ciddidir, önemlidir ... Silahları bıraktırma irademiz var. Açık ve net söylüyorum. Benim dışımda kimse silahları bıraktıramaz. En azından şimdi durum budur ... Ben de bu rolden kaçamam. Gereği neyse yapmak istiyorum." diyor.

Sürece müdahil olmak isteyenler eminim çoktan Kandil’e, Bahoz Erdal ve Sofi Nuri’ye ulaşmışlardır bile. Geçmişte kâh Atilla Uğur, Cemal Temizöz veya Şemdin Sakık, Bahoz gibilerinin eylemleriyle askıya alınan bu tür görüşmeleri yine benzer eylemlerle sabote etmeye çalışacaklar. Her şeye rağmen görüşmelerin kesilmemesi ve bu konudaki kararlılığın sergilenmesi gerekir.

BDP eş başkanı Selahattin Demirtaş "Öcalan'ın kararı bizi bağlar" derken bu kesintisizliği öngörüyordur ki bu işin sevindirici boyutudur.

Daha önceki süreçlerin akamete uğramasının bir önemli sebebi de bundan bir iki yıl öncesine kadar Öcalan’ı enforme eden, yönlendirmeye ve etkisi altına almaya çalışan bir “derin devlet” vardı. Onlar Öcalan’ı; “Devlet biziz, bütün ipler bizim elimizde, AKP veya başka hükümetler bizim kontrolümüzdedir” telkinleriyle büyük oranda ikna etmişlerdi. Dolayısıyla hükümetlerin bütün uğraşları bu derinliklerce heba ediliyordu.

Ayrıca bu sorunu derin devletin “izni” olmadan çözmeye kalkan herkes en acımasız şekilde cezalandırıldı. Olumlu yaklaşımlarından dolayı Sabancı ailesi cezalandırıldı. Rahmetli Özal barış ortamını hazırlamak istedi canından oldu. Rahmetli Erbakan keza çözmek amacıyla adımlar atma niyetini belli eder etmez 28 Şubat’la devrildi. Erdoğan hükümeti de iyi niyetini her açıkladığında en amansız takozlarla karşılaştı. Ak Parti iktidarının ilk yıllarında birileri darbe planlarını Öcalan’la paylaşarak “bu hükümet bugün gidecek-yarın gidecek, darbe oldu olacak; hatta halk hareketi ile RTE hükümeti yıkılacak” diyorlardı. Bunlar tutmayınca AYM üzerinden kartlar açıldı ve Ak Parti kapatma davasıyla karşı karşıya kaldı. Bütün bu oyunlar Öcalan’ın R. Tayyip Erdoğan hükümetine güvenmemesine yönelikti. Gidecek olan hükümete -üstelik muktedir de değilse- neden güvenilsin ki? Nasıl olsa sorun devletin yol açtığı sorun ve yine devletle çözülmesi gerekir. Hükümet olup da kendi hükümetini/iktidarını sürdüremeyecek olan bir iktidarla ne konuşulacak ki? Kaldı ki o süreçte Öcalan’la yapılan görüşmelerde de devlet adına değil, derin devlet adına, Ergenekon’cu tayfa adına yapılıyordu ve bunlar Öcalan üzerinde etkili de oluyorlardı.

Şimdi durum değişti, Öcalan’la görüşenler sorunun adil ve kardeşliğe uygun bir çözüme kavuşmasını isteyenlerdir. Hakan Fidan bütün aleyhte propagandaya rağmen süreci yürütüyor. Görüşülen maddeler 942 yıllık Türk-Kürt beraberliğini pekiştirici maddeler.

İşte iddia edilen o maddeler:

1. Öcalan üzerindeki tecridin kısmen azaltılması. Ailesinin görüşmelerini bu ay ve önümüzdeki ay içinde bazı avukatların görüşmesi izleyecek.

2. Ana dille savunma hakkı.

3. Yerel yönetimlerin güçlenmesi.

4. 4. Yargı Paketi'ndeki bazı düzenlemeler. Şiddete bulaşmışlar dışındaki tutuklular için ceza kanununda yapılacak değişiklik, yer isimlerinin iadesi, kamu kurumlarında anadilin kullanılması bunlardan bazıları.

5. Vatandaşlık tanımının etnik vurgudan arındırılması.

6. PKK terör eylemlerini durduracak.

7. PKK kademeli olarak silah bırakacak.

Ne kadar insani ve zararsız maddeler…

Şimdi durum bu iken basına bazı isimler ve özellikle yapıcı muhalefeti 'ihanet' gören MHP'li Vural gibileri Türk kamuoyunu provoke eden “hükümet teslim oldu, taviz verdi, şehitlerimizin kanı, yenildik” gibi sadece barışı sabote etmeye yarayan saçma sapan ifadelerle bayraklı şov yapmaya çalışıyor. Allah’a şükür ki bu ifadelerin sahipleri kamuoyu tarafından çok iyi tanındığı için bunları dikkate alan çıkmıyor.

Tabi, Kılıçdaroğlu 4 şart koşarak en azından sürece köstek olmayacağını ilan edip CHP tarihindeki en olumlu muhalefetini yapmış oldu ki bu son derece sevindiricidir.

BDP'li yöneticilerin olumlu açıklamalarına karşın DTK adına açıklama yapan Aysel Tuğluk'u agresif, morali bozuk gördüm. "Kandil ve PKK'siz çözüm olmaz" ifadesindeki gereksizlik (Kandil aynı zamanda PKK değil mi?) bu ruh halini yansıtmaktaydı.

Ama,

Geçen cuma ve cumartesi günleri Diyarbekir sokaklarında (87+26) 113 kişiyle süreci konuştum:

Bu sürece nasıl bakıyorsunuz soruma 104 kişinin “Allah bu işi kazasız belasız barışla neticelendirsin” dualarını duydum. Hele kimi gençlerin "barış gelsin, hiçbir anne ağlamasın" ifadelerindeki asalet şehre yakışan anlayıştı ve öyle inanıyorum ki bu asalet bütün ülkeye ve bölgeye hâkimdir.

Son olarak bugüne kadar sorunun çözümünde hiç de ahlaki, kardeşliğe ve asırlardır süren beraberliğimize yakışır pozisyon almayan medyaya sesleniyorum:

Süreci sadece rayting ve çok okunma hatırına olmadık iddialarla sabote etmeyin lütfen. Olmamış görüşmelerdeki konuşulmamış konuları "İŞTE O BAŞLIKLAR, ÖCALAN’A NE SÖZÜ VERİLDİ, PKK SİLAH BIRAKMAYACAK MI" vb. hayali başlıklarla milletin hamasetine pik yaptırmayın. Kendisinin, çocuklarının, dostlarının hayatını riske eden başbakana yazık etmeyin, böyle liderler kolay yetişmiyor. Bu süreç de sabote edilirse korkarım ki hepimiz oturup günahlarımızı yazacağız, tabi, buna da fırsat bulabilirsek.

Yapmayın n’olur?

Twitter: @ahmetay_

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Foto GaleriTÜMÜ
Video Galeri
Video GaleriTÜMÜ

ÇOK OKUNANLAR

SON EKLENENLER

ŞANS OYUNLARI


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

Gazeteler:

Hava Durumu


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ :

Bekleyiniz
İçerik Yükleniyor...

SON YORUMLAR

BURCLAR


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

FaceBook

E-Posta Listesine Katıl

E-Posta Adresi:

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber Kritik- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber Kritik Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin haberkritik@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir