» İslamiyeti Referans Gösterip Geldiler Hz.Muhammed'e Sinemada Saldırılıken Sahip Çıkmadılar

İslamiyeti Referans Gösterip Geldiler Hz.Muhammed'e Sinemada Saldırılıken Sahip Çıkmadılar

DSP Genel Başkanı Masum Türker, Sosyal Demokrasi Derneği’nin Devlet Konukevi’nde düzenlediği dayanışma yemeğinde konuştu
Paylas
İslamiyeti Referans Gösterip Geldiler Hz.Muhammed'e Sinemada Saldırılıken Sahip Çıkmadılar
Siyaset - 12 Ocak 2013, Cumartesi 17:48:59
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Masum Türkerşunları söyledi:

“Türkiye günümüzde algı ile yönetiliyor ve herkes yaratılan algının peşine takılıp gidiyor. Sosyal Demokrasi’nin, Demokratik Sol’un Türkiye’de siyaset platformunda tartışılmasını sağlayan DSP’nin kurucusu rahmetli Bülent Ecevit, ‘Türkiye’de solda olanlar çok ama bunlar sağda sıkışmışlar, sağa oy veriyorlar, bunları bulup getirmemiz gerekiyor’ diyordu.

Ben bu sözleri uzun zamandır akademik olarak çalışıyordum. Türkiye’de milli gelir hesaplarından yola çıktığımız zaman görülüyor ki, milli geliri elde edenlerin yüzde 80'ini oluşturan kısım, emekçi, yani işçi, memur, emekli, esnaf ve serbest çalışanlarla onların ailelerinden oluşuyor. Demek ki bizim savunduğumuz değerlerin Türkiye’deki karşılığının oranıyüzde 80. Yani solun potansiyel oyu yüzde 30 değil, yüzde 80’dir. Biz bu yüzde 80’in oyunu alabilmek için solu ayrı kollardan büyüterek çalışmalıyız. Soldaki partilerin sayısı bu yüzde 80’i alabilmek için daha fazla olmalı.

Biz Demokratik Solcular ve Sosyal Demokratlar olarak uzun yıllardır, bugüne kadar maksimum yüzde 30 oy almışız. Solda mücadele eden partileri birbiriyle yarışır ve bu yüzde 30'dan pay alır hale sokmuşlar. Seçim zamanı geldiğinde, herkes yüzde 30’a endeksli bir şekilde sola ‘Aman bölünmeyin’ diyor. Nerede bölünmesin? Yüzde 30’da. Peki niçin yüzde 80’in bölünmemesi gündeme gelmiyor? O nedenle bizim yol haritamızı gözden geçirmemiz gerekiyor.

Son 10 yıldır herkes, sanki bu ülkede daha önce hiçbir şey yapılmamış gibi, sözde demokratikleşmeyi, özgürleşmeyi anlatan, bizi yanıltan iktidarın ve taraftarlarının yarattığı algının peşine takılmış gidiyor. Oysa son 10 yıldır Türkiye’de özgürlüklerin yok olduğu, medyanın kendi kendine sansür uygulamaya başladığı bir süreci yaşıyoruz. Özgürlüklerin yanı sıra adaletin yok olduğu bir dönem yaşıyoruz.

Hukukun siyasallaştırıldığı, siyasal hukukun egemen olduğu bir zaman diliminde, Ergenekon ya da Balyoz adı altında, birilerine ödün vermek için, önemli şahıslar, milletvekili seçilmiş kişiler tutuklu olarak yargılanıyor. İlker Başbuğ’un içeride olması, İsmail HakkıKaradayı’nın apar topar götürülüp ifadesinin alınması, İmralı’da yapılan görüşmelerde güven sağlamak amacıyla verilmiş bir taahhüdün yerine getirilmesidir. Söylediklerimi, görüşmeleri yürüten MİT Müsteşarı v‘Böyle bir şey görüşülmedi’ diyerek yalanlasın, Başbakan yalanlasın

Türkiye'de herkesin baskı altında tutulduğu, muhalefet partilerinin, Parlamento’daki partilerin bile söylediklerinin medya aracılığıyla sıfırlanmak istendiği bu zaman diliminde, baskının, dikta rejiminin en alasını yaşıyoruz. Üzülerek görüyoruz ki Türkiye’de, Almanya’da Hitler döneminde faşizmin hortladığı döneme benzer bir yapıyla karşı karşıyayız.

Bugün hiçbir iktidar partisi mensubu Fransa Cumhurbaşkanı’nın öldürülen 3 PKK mensubundan biri için söylediği ‘Bunlardan birisi her ay bizi ziyaret ediyordu’ sözlerini sorgulamadı. Bunların terör örgütü mensubu oldukları, bütün ülkeler tarafından biliniyor. En iyi bilindiği yer de Fransa. Peki sen Cumhurbaşkanı olarak, veya muhalefet partisi lideri olduğun dönemlerde görüştüğün bu insanlarla ilgili uluslar arası yakalama talebi varken ne yaptın? Kimse bunu sormadı. Onlar Türkiye’nin büyümesini istemeyen, Türkiye’nin aleyhine olabilecek her şeyi gerçekleştiren kişilerdir. Fransa Cumhurbaşkanı farkında olmadan, gerçeği söyleyip Türkiye’yi yaralıyorken, Türkiye’de Hükümet’ten kimsenin buna tepki vermemesi açıklanamaz.

Türkiye’nin durumu bu. Peki biz ne yapmalıyız? Biz Demokratik Solcular, Sosyal Demokratlar, birbirimizle uğraşmak yerine, solda olması gerekenleri araştırıp bulup ortaya çıkartmalıyız. Bunun için tek parti, tek sivil toplum örgütü yetmez. Mücadelede daha çok sol parti, daha çok sivil toplum örgütü olmalı. Bu sol partiler, ayrı ayrı kollardan bunlarla mücadele etmeli, Parlamento’da koalisyon kurmalı, Türkiye de yalnız sosyal demokratlardan, Demokratik Solcular’dan oluşan sol iktidarı görmeli. Bugüne kadar Türkiye’de oynanan bütün oyunlar, solun tek başına iktidar olamadığı bir düzeni getirmeyi amaçlamaktadır. Buna izin vermemeliyiz.

Atatürk döneminde çağdaşlaşma balolarının yapıldığı bir mekanda, nereye gittiğimizi düşünmemize imkanı verdikleri için Sosyal Demokrasi Derneği’ne teşekkür ediyorum. Çünkü bu mekan çağdaşlığı temsil ediyor. 4+4+4 eğitim sistemi devreye girdikten sonra çağdaş bir Türkiye’nin değil, nasıl bir Türkiye’nin inşa edilmek istendiği ortaya çıkmıştır. Mevcut ekonomi sistemi ile nasıl bir Türkiye inşa edilmek istendiği, nasıl bir yapı oluşturulmak istendiği herkesin malumudur. Buna izin verilmemelidir.

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ve CHP’ye, Sayıştay’ın raporları olmadan bütçenin görüşülmesini engellemek için koyduğu tavır için teşekkür etmek istiyorum. Sayıştay raporlarıyla ilgili birşeye dikkat çekmek istiyorum: Daha geçen ay BDDK’nın yayınladığıistatistiklerine baktım, yurt dışında kullanılan kredi, Türkiye’deki kredi ile birlikte yüzde 100 oranında. Yani A bankasının kullandırdığı döviz kredisininin yüzde 80’i Türkiye’de, yüzde 20’si yurt dışında. Yurt dışında kredi kullananların yapısına baktım, bunların yüzde 90’ıTürkiye’de yerleşik kişilerden ve şirketlerden oluşuyor. Hemen aklıma şu soru geldi: Acaba bu kredinin bir kısmı bazı gazete ve televizyonların satın alınmasında mı kullanıldı? Bu kredilerin bir kısmı, köprü ve yolların imtiyazının ihalelerle devredilmesi gibi, devirlerde yabancı yatırımcılar adıaltında, Türkiye’de devlet yönetiminde etkin kişiler adına mı alındı? Bir gün bunun hesabını vermeleri gerekir. Telekom’un yabancı sahibi Hariri,‘Türkiye’deki ortağıma soracağım’ diyor. Ortağının yüzdesi kaç? Yüzde 17 diyor. O ortak kim? Soru işaretleri bunlar. Bunlarıkimse sormuyor? Sorsa da basında yer almıyor.

Sol oy potansiyeli yüzde 80’dir. Buna ulaşmak için birbirimizi itmeden, aynı platformda, ayrı kollardan, aynı dilde aynı olaylarıanlatırsak, arayış içinde olan sol seçmenin için yolunu açarız.

Bugün iktidarda olanlar, İslamiyet’i referans gösterip iktidara geldiler. Ama Hazreti Muhammed’e bir sinema filminde saldırılırken sahip çıkmadılar. 11 gün önce Adana’da yırtılan bir Kuran-ı Kerim ile ilgili olarak hala bir şey söylemediler. Yılbaşında camiye girip mukaddes kitabımızı yırtan Amerikalı askerlerin varlığıyla ilgili bir şey yapamadılar. Diyeceksiniz ki Sosyal Demokratlar’ın olduğu bir yerde bunu niye söylüyorsun? Solun ve sosyal demokrasinin önem verdiği değerleri, örneğin demokratikleşmeyi, özgürleşmeyi, içini boşaltarak kullananların, kendi referansları olan Hazreti Muhammed’e ve Kuran-ı Kerim’e sahip çıkmadıklarını paylaşmak için bunları söylüyorum. Kendi özüne sahip çıkmayanların ulusal çakarlara sahip çıkmalarını beklemmeliyiz. Bu nedenle en büyük devrim olan Cumhuriyet rejimi, tehlikededir.

Uzun yıllar Atatürk’e, Atatürkçü düşünceye saldırdılar. Referansları olan Peygamberimiz’e de sahip çıkmadılar. Atatürk’ü de Peygamberimiz’i de biz savunduk.

Birbirimizle uğraşmadan, sağda olan, bizim oyumuzu gaspetmiş olanların elindeki yandaşlarımızı, arkadaşlarımızı, yoksulları,emeklileri çekip almalıyız. Solu ayrı kollardan büyüterek, birden fazla sol parti ile bize, yani sola ait olan oyu çekip alabiliriz. Ancak bu şekilde başarıya ulaşabiliriz. Bu şekilde Parlamento’da sol partilerden oluşan bir iktidarı sağlamalı, solu tek başına iktidara getirmeliyiz.”

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
foto Galeri
Foto GaleriTÜMÜ
Video Galeri
Video GaleriTÜMÜ
http://www.evinizneisterse.com

ÇOK OKUNANLAR

ŞANS OYUNLARI



İçerik Yükleniyor...

Gazeteler:

Hava Durumu



İçerik Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ :


İçerik Yükleniyor...

SON YORUMLAR

BURCLAR



İçerik Yükleniyor...

FaceBook

PUAN DURUMLARI :



İçerik Yükleniyor...

E-Posta Listesine Katıl

E-Posta Adresi:

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber Kritik- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber Kritik Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin haberkritik@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir