» DSP Masum Türker:4+4+4 Çeteleşmeyi Getirecek

DSP Masum Türker:4+4+4 Çeteleşmeyi Getirecek

DSP Genel Başkanı Masum Türker, Tmmob Elektrik Mühendisleri Odası’nın 43. Olağan Kongresi’nde Konuştu
Paylas
DSP Masum Türker:4+4+4 Çeteleşmeyi Getirecek
Sizden Gelenler - 23 Mart 2012, Cuma 18:15:29
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Sivil toplum örgütlerine, sendikalara 12 Eylül Anayasası ile getirilmiş olan siyaset yapma yasağını kaldırmak amacıyla , EMO’nun da üyesi olduğu TMMOB, TÜRMOB ve diğer meslek kuruluşları, 1995’te uzun mücadeleler verdi. 1995 yılında yapılan anayasa reformunda, Anayasa’nın 135.maddesi değiştirildi, bu yasak kaldırıldı, bununla ilgili uyum yasaları çıkartıldı.

            Oysa bugün, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu tarafından hazırlanan bir raporda, Anayasa’da o dönemde kaldırılan yasağın yeniden getirilmesi, buna bağlı olarak yasaların değiştirilmesi ve sivil toplum örgütlerinin ve sendikaların yöneticilerine siyaset yasağı getirilmesi öngörülüyor. AKP, ‘İleri demokrasi’ diyor ama bugün eline geçirdiği bütün medya kuruluşlarında, bütün toplantılarda, bir imaj yaratarak bu söylemi geliştiriyor. Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’nun o raporu, Anayasa değişikliği yapılmadan,  yasalar değişmeden örtülü olarak yürürlüğe konulması gayretlerini, ibretle izliyoruz.

En son elime geçen bir belgede, Sayın Beşir Atalay’ın başkanlığındaki kurul, Anayasa’nın 135.maddesine göre kurulmuş meslek kuruluşlarındaki yöneticilerin siyaset yapmalarının, yolsuzlukla mücadele etme kapsamında takip edilmesini önermiş bulunuyor.

Anayasa’da teminat var, bu konuda yasal düzenleme var. Ama ne var ki Hükümet bu şekilde siyaset yapma yasağı getirerek, toplumun çeşitli dinamikleriyle siyaset ilişkisini koparmaya çalışıyor.

            Türkiye’de siyasetin, demokrasiyi yok ettiği, özgürlük ve insan haklarının talep edilmesini ortadan kaldırmaya çalıştığı bir süreci yaşıyoruz. Politikaların, stratejilerin bir tartışma ortamında değil, bir iki  gazete haberiyle, gazeteciye fısıldanan bir haberle ortaya konulduğu bir süreci yaşıyoruz. En son Kürt politikası, terörle mücadele politikası dün iki gazetede haber halinde sunuldu.

Türkiye, Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne kadar hiç insanın bu kadar değersiz sayıldığı, ucuz sayıldığı bir duruma gelmemişti. AKP’nin söylemlerini şu şekilde yorumlayabiliriz: ‘Demokrasiyi getireceğim’ diyorsa, ‘Anti demokratik bir ortamı getireceğim’, ‘Özgürlükleri artıracağım’ diyorsa, ‘Özgürlükleri kısıtlayacağım’, ‘Hakları genişleteceğim’ diyorsa, ‘Hakları gaspedeceğim’ demektedir.

EKONOMİ KÖTÜYE GİDİYOR

 Türkiye’de ekonomi kötüye gidiyor. Bir sömürü düzeninde yaşıyoruz. Aslında bu sömürü düzeni, 1944 yılında ilk defa para hareketlerinin ödemeler dengesini değiştirmeye başladığı, ‘yeni dünya düzeni’ dediğimiz yeni kapitalist anlayışın uygulanmaya başladığı günden bu yana devam etmektedir. Zaman zaman bunun çeşitli versiyonlarını görüyoruz. Ama en önemli versiyonunu 12 Eylül Darbesi ile gördük.

12 Eylül Darbesi’nden en çok zarar görenler, solda düşünenler olmuştur. Çünkü bu darbe, ‘solcu’ diye bilinen kesimleri yok etmeye yönelik bir darbe olmuştur. 12 Eylül Darbesi bugünkü AKP iktidarını ve AKP’nin istediği platformu, zemini hazırlayan bir darbe olmuştur.

Bu darbenin yarattığı zeminden yararlanarak iktidara gelen ve bu darbenin ileri sürdüğü Anayasa’yı değiştirmeye çalışan AKP Hükümeti, maalesef 12 Eylül referandumunda kamuda çalışanları çok yakından ilgilendiren önemli bir değişiklik yapmıştır. Kamuda çalışanların sendika kurma haklarıyla ilgili maddeyi kaldırarak, kamuda çalışan memur arkadaşlarımızın iş güvencesini ortadan kaldırmaya yönelik bir zemin hazırlamıştır.

AKP’liler çeşitli söylemlerinde ‘memur’dan değil ‘çalışan’dan söz ediyorlar. Bir süre sonra da memura ‘çalışan’ ol diyecekler ve bu kişiler iktidarla birlikte çalışan kişiler olacak. Onlara ‘sen artık sendika kuramazsın, sendikadan ayrıl’ diyorlar. Yeni yasa, karşısındaki sendika sayısını 1,5 sendikaya düşüren, bir anlayışı beraberinde getirmektedir.

SURİYE MESELESİ TÜRKİYE İÇİN ÇOK ÖNEMLİDİR

Suriye meselesi Türkiye için önemli bir meseledir. Parlamento’da bulunduğum sırada Irak savaşı ile ilgili süreci yakından yaşamış bir kişi olarak sizlerle bu konudaki görüşlerimi paylaşmak istiyorum.

Biz o dönem, Irak’ta bir savaş yapılmamasını, eğer Saddam’ın haksız uygulamaları varsa, bunun başka şekillerde çözülebileceğini söyledik. Ardından iktidardan bir sivil darbe ile uzaklaştırıldık. O dönemde özellikle üzerinde durduğumuz konu şuydu: Biz Türkiye’nin aynı dini paylaştığı ülke ile çatışmaya girmesini istemiyorduk ve böyle bir şeye girildiği zaman, çok vahim sonuçların ortaya çıkacağına vurgu yapıyorduk.

Bugün Suriye’ye yapılmak istenen de aynı şeydir. Tayyip Erdoğan’a  ‘Sen o zaman arkadaşlarınla Irak’taki harekata göz yummuştun, ama Suriye’de harekatı kendin yöneteceksin’ şeklinde bir talepte bulunuyorlar. Bu talebi gazetecilerin gözü önünde, kamuoyunun gözü önünde Hillary Clinton ’Suriye’yi size havale ediyoruz, bu işi siz halledeceksiniz’ diyerek açıkça söylemiştir.

Suriye meselesi, Türkiye’de asıl bölünmenin fitilinin ateşleneceği nokta olacaktır. Bugün eğer Türkiye Suriye’deki bazı güçlerle işbirliği yapıp onların içinde yer alıyorsa, yarın öbür gün Türkiye’deki bazı hareketler için dışarıdan da bazı kesimler devreye girecektir. Özellikle 2004 yılında AKP’nin Türkiye’deki su konusuna AB’nin de karışabileceği yönündeki imzasından sonra, çok tehlikeli bir sürece girilmiştir.

            4+4+4 ÇETELEŞMEYİ GETİRECEK

            4+4+4 konusundaki görüşlerimizi de sizinle paylaşmak istiyorum. 4+4+4 konusunda yaşanan olay, 1826 yılında 2. Mahmut döneminde aynen yaşanmış. 2. Mahmut okulları getirmek istediği zaman,  okutulacak dil Osmanlıca, (Arapça’ya yakın ve Osmanlıca okuyan herkes Kur’an-ı Kerim’i rahatlıkla okuyabilir) o zaman da isyan edilmiş ve ‘Bu okulları açamazsınız’ denilmiş, Türkiye’ye o tarihte 3 yıllık ilkokul dayatılmıştır. 2. Mahmut’la yapılan anlaşmada, ‘Tamam 3 yıllık okulu aç, 3 yıl sonra çocuklar eve gelecek’ denilmiş. Eğer 14 yaşından sonra gitmek istiyorsa gitsin’ denilmiş. İşte ‘rüştiye’ sözü de oradan geliyor. Ortaokullar olgusu devreye girmiş, ‘Rüştiye mektebine gideceksin’  demişlerdi ve 3 yıllık bu ilkokullar, Türkiye’de 1950 yılına kadar devam etmiştir. Bunun böyle yapılmasının, dinle Kur’an kursuyla, imam hatiple hiç alakası yok. Çünkü o tarihte Kur’an-ı Kerim’i okumak için okullar zaten o dilde eğitim yapıyor. Neye itiraz ediyorlar?  Bir gencin 14 yaşına kadar okuyup gelişmesini önlemek, gençlik çağına geldiği zaman okuma alışkanlığından uzaklaşmasını sağlamak istiyorlar.

Peki çağımızda bu 4+4+4 neye yol açacak? Karşımıza gerçekten söylendiği gibi cemaatler, tarikatlar mı çıkacak? Daha tehlikeli bir şeyle, çetelerle karşı karşıya kalacağız. Okula gitmeyen kendi içinde gruplaşan ve bunu daha güvenli bulan bir nesille karşı karşıya kalacağız. Türkiye’de, çeteleşerek yönetilen bir toplum yaratılmaya çalışılıyor. Bu durumu devlet yönetimi anlayışı olarak dayatmak istiyorlar. Asıl faşist davranışlar bunlardır. Evlerin işaretlenmesi gibi olaylar bunun işaretleridir. Daha olaylar ortaya çıkacak ve eğitimsiz, çağdaş yaşamdan nasıl nasipleneceğini bilmeyenlerin oluşturduğu bir yapı oluşacak.

            DSP olarak sorunların çözümü için oluşturulacak platformlarda sizlerle daima bir araya gelebilir, size daima destek olabilir, bunu memnuniyetle yerine getiririz. Genel kurulunuzun hayırlı olmasını temenni ediyor, hepinize başarılar diliyorum.”

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Foto GaleriTÜMÜ
Video Galeri
Video GaleriTÜMÜ

ÇOK OKUNANLAR

SON EKLENENLER

ŞANS OYUNLARI


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

Gazeteler:

Hava Durumu


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ :

Bekleyiniz
İçerik Yükleniyor...

SON YORUMLAR

BURCLAR


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

FaceBook

E-Posta Listesine Katıl

E-Posta Adresi:

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber Kritik- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber Kritik Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin haberkritik@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir