» Başbakan Öğretmen Ve Öğretim Üyelerinden Özür Dilemelidir

Başbakan Öğretmen Ve Öğretim Üyelerinden Özür Dilemelidir

Sayın Başbakan gazetecilere verdiği demeçte Türkiye’deki eğitim meselesine ne kadar uzakta olduğunu ortaya koydu. Sayın Başbakan’a göre; ayda 1624 lira kazanan bir öğretmen haftada sadece 15 saat ders yaptığı için haline şükretmeliymiş
Paylas
Başbakan Öğretmen Ve Öğretim Üyelerinden Özür Dilemelidir
Sizden Gelenler - 25 Mayıs 2012, Cuma 18:37:07
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Çünkü normal bir memur haftada 40 saat çalışmaktaymış. Ülkenin geleceği olan gençleri ellerine emanet ettiğimiz öğretmenlere bu bakış açısıyla bakan bir Başbakan’a söyleyecek fazla bir şey olmasa gerek. Bu nasıl bir zihniyettir?  Öğretmenin bir saatlik ders için öncesi ve sonrasında harcadığı emeği görmezlikten gelmek nasıl bir mantığın eseridir?  Anlamak mümkün değil. Bu zihniyetle eğitim sisteminin derlenip toparlanması mümkün müdür?  Sayın Başbakan zam yapmak istemiyorsa buna öğretmenleri alet etmesin. Ayrıca sarf ettiği o anlamsız sözler için eğitim camiasına bir özür borçludur.

 

            Öğretmenlerin içinde bulunduğu durumdan bu kadar habersiz olan Sayın Başbakan şüphesiz öğretim üyelerinin vaziyetinin de farkında değildir. Dolayısı ile yakında ondan “öğretim üyeleri ne yapıyor ki yan gelip yatıyorlar” şeklinde bir beyanat duyabiliriz. Hâlbuki gerçeklere vakıf olsa; bir öğretim üyesinin ders verme yanında birçok akademik faaliyet ile meşgul olduğunu, bu faaliyetlerin zaman ölçüsünün olmadığını, öğretim üyesinin üniversitede veya evde sürekli bir çalışma ortamı içinde bulunduğunu bilirdi. Bunu bilmediği için Sayın Başbakan’a öğretim üyesinin aldığı maaş da şüphesiz çok gelecektir. Ama işin gerçek yönü, Araştırma görevlisinden Profesörüne kadar hemen bütün öğretim üyelerinin önemli oranda maddi sıkıntı çekmekte olduklarıdır.

 

           Bir ülkenin Başbakan’ının, eğitim camiasının içinde bulunduğu problemlerden bu derece uzakta olması o ülke için her halde en büyük şanssızlık olsa gerektir.

Başbakan Erdoğan’ın sözleri eğitim camiasında şok etkisi yarattı. Başbakan öğretmenlerin ek ödeme talebiyle ilgili olarak yaptığı açıklamada bir yandan öğretmen camiasının en çok saygı duyduğu kesim olduğunu söylerken, diğer yandan “Onlara ek ödenek olarak resen 100 lira daha verelim. Bir öğretmenin en düşük olanı 1624 lira alıyor. Ne karşılığı alıyor? Haftada 15 saat karşılığı alıyor. Peki, düz bir memur ne kadar çalışıyor? 40 saat. 40 saat için bu rakamın altında alanlar da var. Öğretmen ek ders verirse, bunun üstünde alıyor. Bir de tatili var. Yılda iki ay. Düz memurun tatili ise 20 gün. Şimdi soruyorum; bu haksızlık değil mi? Bundan sonraki süreç hakem heyetine gidiyor. Nihai kararı verecek” demiştir.

Şayet Başbakan’ın en çok saygı duyduğu kesim öğretmen camiası olsaydı, Başbakan sözlerini özenle seçerdi. Ancak Başbakan bu açıklamasıyla hem öğretmenleri ve öğretim üyelerini toplum nezdinde rencide etmiştir, hem de kamuoyunu yanlış bilgilendirmiştir.

Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki; okul öncesi ve sınıf öğretmenleri haftada 18 saat, genel bilgi ve meslek dersleri öğretmenleri haftada 15 saat,  atölye ve laboratuar öğretmenleri haftada 20 saat maaş karşılığı derse girmektedir. Ancak öğretmenlerin ve öğretim üyelerinin iş yükünü girdiği ders saati sayısına göre değerlendirmek doğru değildir. Çünkü öğretmenler ve öğretim üyeleri eğitim-öğretim saatleri dışında da çalışmaktadır. Öğretmenlerin derse hazırlanması, veli toplantısı, sınav kâğıdı hazırlama, sınav kâğıtlarını okuma, öğrencilere danışmanlık hizmetinde bulunma, idare ile yapılan toplantılar, Bakanlık tarafından düzenlenen toplantılara ya da seminerlere katılma, üst amirler tarafından görevlendirilerek çeşitli programlara katılma ya da bu programları organize etme, nöbet tutma, koordinatörlük öğretmenlerin ders saati dışında yaptığı çalışmalardır. ÖĞRETİM ÜYELERİNİN İSE DERSE GİRME DIŞINDA EN ÖNEMLİ GÖREVLERİ BİLİMSEL ÇALIŞMA YAPMAKTIR. Bilimsel çalışmalar için 24 saat bile kâfi gelmemektedir.

Ek ders ücretlerine gelince; öğretmenlerin ek ders ücreti siyasi erk’in dilinde pelesenk olmuştur. Oysa bilinenin aksine ülkemizde her öğretmen ek ders ücreti alamamaktadır. Sadece sınıf öğretmenleri ek ders ücreti alabilirken, BRANŞ ÖĞRETMENLERİNİN BÜYÜK BİR BÖLÜMÜ ek ders ücreti alamamaktadır. Ayrıca ek dersi olan öğretmenler, ek ders ücretlerini sadece eğitim-öğretim döneminde alabilmektedir. Ders görevlerinin çeşitli sebeplerle yerine getirilmemesi veya öğretime değişik sebeplerle ara verilmesi yüzünden ders görevini yerine getiremeyen öğretmenlerin bu sürelerdeki ders ve ek ders ücretleri de kesilmektedir.

Ülkemizde öğretmen maaşları ne kadardır? Bekâr veya eşi çalışan ve çocuksuz 9/1 derecedeki bir öğretmen 1590 TL; bekâr veya eşi çalışan ve çocuksuz 5/1 derecedeki bir öğretmen aylık 1651 TL; evli, eşi çalışmayan ve iki çocuklu en üst kademedeki bir öğretmen 2 bin 052 TL maaş almaktadır. Görüldüğü gibi öğretmen maaşları bugün en düşük devlet memuru seviyesine gerilemiştir. Yıldan yıla alım gücü eriyen öğretmenlerimiz, bu ülkenin büyümesinden de hiçbir şekilde pay alamamaktadır. Yıllardır öğretmenlerin maaşlarına hiçbir iyileştirme yapılmamış, öğretmen maaşları yerinde saymıştır. Oysa öğretmenlik mesleği diğer mesleklerden ayrı tutulmalıdır. Kutsal ve çok zor bir görev ifa eden öğretmenlerimiz her zaman temiz, bakımlı ve şık olmalı, kendisini sürekli yenilemeli, yayınları takip etmelidir. Bu saydıklarımızın hepsi maddi durumla doğrudan ilgilidir. Şayet sizin maddi durumunuz uygun değilse, iyi giyinemezsiniz, kendinizi geliştiremez ve yenileyemezsiniz. Bu nedenle Başbakan’ın bu gerçeği görmezden gelerek, böyle bir açıklama yapması öğretmenleri derinden yaralamıştır.

Öte yandan Türkiye ile OECD ülkelerindeki öğretmen maaşlarındaki uçurum da dikkatle incelenmelidir. OECD’nin Raporunda ülkemizde ilköğretimde görev yapan bir öğretmenin başlangıç maaşı yıllık 25 bin 536 dolar, 10 yıllık bir öğretmenin maaşı yıllık 26 bin 374 dolar, en üst kademedeki öğretmenin maaşı yıllık 29 bin 697 olarak gösterilmiştir. OECD Raporunda yer alan rakamlar satın alma gücü paritesine göre hesaplanmıştır ve brüt maaşlardır. Dolayısıyla bu maaşlar ülkemizde öğretmenlerin eline geçen net rakamlar değildir. Aynı raporda Lüksemburg’da ilköğretimde görev yapan bir öğretmenin başlangıç maaşı yıllık 51 bin 799 dolar, 10 yıllık öğretmenin maaşı yıllık 67 bin 340 dolar, en üst kademedeki öğretmenin maaşı yıllık 113 bin 017 dolar; Danimarka’da ilköğretimde bir öğretmenin başlangıç maaşı yıllık 46 bin 950 dolar, 10 yıllık öğretmenin maaşı yıllık 52 bin 529 dolar, en üst kademedeki bir öğretmenin maaşı yıllık 54 bin 360 dolar; Kore’de ilköğretimde bir öğretmenin başlangıç maaşı yıllık 30 bin 522 dolar, 10 yıllık öğretmenin maaşı yıllık 45 bin 269 dolar, en üst kademedeki öğretmenin maaşı yıllık 84 bin 650 dolar; İngiltere’de ilköğretimde bir öğretmenin başlangıç maaşı yıllık 32 bin 189 dolar, 10 yıllık bir öğretmenin maaşı yıllık 47 bin 047 dolar, en üst kademedeki bir öğretmenin maaşı yine yıllık 47 bin 047 dolar olarak belirtilmiştir. Bu rakamlar öğretmenlerin eline geçen net rakamlar olmasa da, Türkiye’deki öğretmen maaşları ile diğer ülkelerdeki öğretmen maaşlarının kıyaslanması bakımından önem taşımaktadır.

BU ÜLKENİN AĞABABALARI PARA İLE OYNARKEN; ÖĞRETMENLERİ, ÖĞRETİM ÜYELERİNİ, MEMURLARI, İŞÇİLERİ, EMEKLİLERİ AÇLIK VE SEFALET İÇİNDE YAŞARSA İŞTE O ZAMAN TÜRKİYE YUNANİSTAN’A DÖNER

Öğretmenlerin çalışma saatleri, ek ders ücretleri, maaşları, yaz tatilleri konusunda toplumun yanlış yönlendirildiği ortadadır. Bunu Başbakan ve Milli Eğitim Bakanı özellikle yapmaktadır. Ancak bilinmelidir ki; toplu sözleşmede verilen komik zam oranlarını ört bas etmek istercesine yapılan bu tür manevralar itibar görmeyecektir ve iktidarı haklı çıkarmayacaktır.

Sayın Başbakan en çok Türkiye’nin Yunanistan’a dönmesinden endişe etmektedir. Başbakan’ın son günlerdeki popüler söylemi budur. Ancak Türk Eğitim-Sen olarak Başbakan’a sesleniyoruz: Sayın Başbakan korkmayın. Siz ÖĞRETMENLERİN ve ÖĞRETİM ÜYELERİNİN ek ödemelerini artırdığınızda, öğretmenlerin, öğretim üyelerinin ve diğer kamu çalışanlarının maaşlarına yüzde 3.5 yerine, insanca yaşayacakları bir oranda zam yaptığınızda Türkiye Yunanistan’a dönmez.

Sayın Başbakan bu ülke ne zaman Yunanistan’a döner biliyor musunuz? Bu ülkenin ağababaları, baronları para ile oynarken, pastadan büyük pay alırken; öğretmen, öğretim üyesi, memur, işçi, emekli açlık ve sefalet içinde yaşarsa, işte o zaman Türkiye Yunanistan’a döner. Emekli milletvekillerine 15 dakikada yüzde 45 zam yaparken kaynak ayırabiliyorsanız, bu ülkenin çalışanlarına da gayet rahat kaynak ayırabilirsiniz. Biz sizden sadece hakkımız olanı istiyoruz.  

Ne yazık ki iktidara göre başta öğretmen ve öğretim üyelerimiz olmak üzere bu ülkenin memuru, işçisi, emeklisi sanki gül bahçesinde yaşamaktadır. Bu tabloyu insanların hafızasına kazımaya çalışan iktidar ne amaçladığını anlamakta zorlanıyoruz. Başbakan Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer kendisini kandırabilir, ama bu ülkenin insanlarını asla kandıramaz.

Maaşlarda öğretmenin ve öğretim üyesinin adı yok.

Ek ödemelerde öğretmenin ve öğretim üyesinin adı yok.

Özlük haklar da öğretmenin ve öğretim üyesinin adı yok.

Sosyal kazanımlarda öğretmenin ve öğretim üyesinin adı yok.

Bu ülkenin öğretmen ve öğretim üyelerini böylesine değersizleştirmek, onların toplum önünde saygınlığını zedelemek, öğretmenleri ve öğretim üyelerini toplumda çok kazanan, az çalışan meslek grubu olarak lanse etmek devlet adamı ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır. Öğretmenlere ve öğretim üyelerine uzaydan bakan anlayıştan vazgeçilmelidir. Siyasi erk, öğretmenler ve öğretim üyeleri ile empati kurmalı, yaşadıkları sorunları ta yüreğinde hissetmeli, öğretmenleri ve öğretim üyelerini değersiz ve paçavra gibi görme alışkanlığına son vermelidir. Başbakan bile olsa, hiç kimse 700 bin kişilik eğitim ordumuza hakaret edip, onların gururunu incitemez.

Öte yandan Ulu Önderimiz Atatürk; “Paşam vekil maaşlarını düzenleyeceğiz, ne kadar verelim?" sorusuna, "Öğretmen maaşlarını geçmesin" demişti. Yine Hz. Ali, eğitimcinin önemini vurgulamak için “Bana bir harf öğreteninin bin yıl kölesi olurum” sözünü söylemişti. Fatih Sultan Mehmet, “Şeyhim Akşemseddin Hazretleri İle Beraber Yaptığım Zikrin Lezzetine Dünyaları Bile Değişmem. Eğer Şeyhim İzin Verseydi Zikir Yolunu Tercih Eder, Saltanatı Terk Ederdim” derken; Yavuz Sultan Selim de “"Âlimin atının ayağından sıçrayan çamur parçası bizim için şereftir " demiştir.

Büyük Atatürk, Hz. Ali, Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim öğretmenlerin, âlimlerin daha doğrusu eğitimcilerin önemini böylesine güzel sözlerle dile getirirken; bu ülkenin Başbakanına öğretmenlerin ve öğretim üyelerinin çalışma saatlerinden haberdar olmamak ve öğretmenleri ve öğretim üyelerini inciten, yaralayan sözler sarf etmek hiç ama hiç yakışmamıştır. Bu noktada Başbakan’ın sözlerini bir an önce düzeltmesini ve eğitim camiasından özür dilemesini istiyoruz.

Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan

Türkiye Kamu Sen ve Türk Eğitim Sen

İstanbul İl Başkanı

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Foto GaleriTÜMÜ
Video Galeri
Video GaleriTÜMÜ

ÇOK OKUNANLAR

SON EKLENENLER

ŞANS OYUNLARI


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

Gazeteler:

Hava Durumu


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ :

Bekleyiniz
İçerik Yükleniyor...

SON YORUMLAR

BURCLAR


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

FaceBook

E-Posta Listesine Katıl

E-Posta Adresi:

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber Kritik- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber Kritik Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin haberkritik@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir